Mardin eski Belediye Başkanı Avukat Mehmet Beşir Ayanoğlu'nun babası Hacı Sadık Ayanoğlu, vefat etti.
Paşavat Ailesi'nden Mardin'in eski nakliyeci ve otobüsçü esnaflarından Ayanoğlu Ailesi'nin ileri gelenlerinden Hacı Sadık Ayanoğlu, yaşlılığa bağlı yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle vefat etti.
Uzun süredir yaşlılığa bağlı olarak yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle farklı hastanelerde tedavi gören Merhum Hacı Abdulhalim Ayanoğlu'nun Oğlu,
Naif, Kemal, Cemal ve A.Aziz Ayanoğlu'nun kardeşleri Rahmetli Hacı Veysi Ayanoğlu ile Mardin Eski Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu’nun babaları
Hacı Sadık Ayanoğlu, bu sabaha karşı vefat etti.
30 Yıl önce büyük oğlu Otobüs Kaptanı olan büyük oğlu Hacı Veysi Ayanoğlu'nun bir trafik kazasında kaybetmiş olan Merhum Hacı Sadık Ayanoğlu, Kayacan Mahallesi'ndeki evinde ailesiyle birlikte mütevazı bir yaşam sürüyordu.
Merhum Ayanoğlu'nun cenazesi, öğle namazına müteakip Hacı Şakir Nuhoğlu Camisi'nden alınarak Mardin Fatma il-Hekime aile mezarlığında defnedilecek.
Merhum için, Yücesoy taziye evinde taziye kurulacak.
Mardin Life Ailesi olarak; Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mardin eski belediye Başkanı olan oğlu Avukat mehmet Beşir Ayanoğlu, babasının yaşadığı sağlık sorunları, tedavi süreci ve ruh halini yansıtan hatıralara olan özlemini de ifade ettiği sosyal medya hesabında yayımladığı bir yazıyı yakın tarihte kaleme alıp, paylaşmıştı.
İŞTE O Yazı.....
HAYATIN BİR YANI HEP YARIM KALIR….
"Allah'ım, daralmış kalplere ferahlık ver."
Babamın hastalığı nedeniyle Mardindeydim……
İlaçla tedaviye devam ediyoruz. İzlemek dışında elden bir şey gelmiyor.
Doktorlar tedavinin evde devam etmesini istiyor.
Her gün ilaç veriyoruz şifası için……
Kayacandaki evimizin odalarına göz atıyorum. Babamın daha önce kullandığı elbiseleri. Öylece askıda duruyor.
Takım elbisesi, gömleği…….
En son üç yıl önce pantolon giyebilmişti.
Daha sonra bel fıtığı, zatürre tedavisi derken yatak ve volkır üzerinde devam ediyor hayatı…..
Bu elbiseleri tekrar giyip onun çarşıya çıktığını Ulucami’ye inebildiğini görebilecek miyiz?
Veya o görebilecek mi?
Bunu yapabilecek mi……?
Hayat ne garip şey….!
Her gün giydiği giyisileri giyememek, ayakkabılarını ayağına geçirememek ne garip şey…...
Yıllar içerisinde yaşamın her gün yavaş yavaş tükendiğinin farkında bile değiliz….
Düşünebiliyor musun her gün geçtiğiniz yolu artık geçemiyorsunuz, her gün selam verdiklerinizi, gördüğünüz dükkanı göremiyorsunuz, çay içtiklerinizle artık çay içemiyorsunuz, yürüyemiyorsunuz….!
Babam en son 2020 yılında Meydanbaşında akranlarıyla çay ocağında çay içmişti.
O akranlarından rahmetli Hacı Cevat amca pandemi döneminde vefat etmişti. Diğer iki amcamız Sadık Cura ve İbrahim Amcada babam gibi evden dışarı çıkamıyor yaşlılıkları nedeniyle.
Hüzünleniyorum!
Çok çile çekti babam. Rahmetli Hacı Veysi abimin vefatıyla ömür boyu yüreğinde taşıyacağı bir sızısı oldu. Nereye gittiyse derdini beraberinde götürdü. Bu derdi ile birlikte yaşadığı hastalıklar, olduğu ameliyatlar ve daha nice sağlık sorunları.
Babam dimdik bir hayat yaşadı…!
Alaveresi dalaveresi olmadı, kimseye haksızlık yapmadı, kimsenin hakkına el uzatmadı. Kendisine yapılan haksızlıklara karşı da dimdik durdu. Onu tanıyanlar ismi gibi müsemma bir şahsiyeti olduğunu söylüyorlar. Dostlarına, yakınlarına karşı sadık ve dürüst, haksızlıklara karşı hep dimdik….
Onun hayat deneyimi zengin….
Benim ilim kaynağımdır.
1950’de başlayan çalışma hayatında; Güneydoğu’nun tüm il ilçelerini ve Mardin il genelini avucunun içi gibi bilmesine vesile olmuştu.
Mardin’ni ilçe, köy bazında ahalisini tanıyacak bile bir bilgiye sahiptir.
Mardin geçmişi ile ilgili yazdığım öykülerin bilgi kaynağı babamdır….
Bilgilerin çoğunu ondan ediniyorum. Mardinde yaşamış çoğu aile ve tarihi şahsiyetleri ondan öğrenerek yazıyorum. Hayat tecrübesi, insanlarla yaşadığı deneyimler her birisi yaşamın imbiğinden süzülmüş bir altın değerinde…..
Hastalığının ilk seyrinde Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdük. Orada acil sarı alanında yarım gün bekletildikten sonra bize söylenen yoğun bakım ünitesinde yer olmadığı için onu Mardin Park Hastanesine sevk edecekleriydi…..
Mecburen o öğlen sıcağında tekrar babamı ambulansa alıp bu sefer Mardin Park Hastanesinin yolunu tutuk. Uzun bir tedavi süreci ile şifa bulmaya çalıştık….
Hastalığında ve ameliyatında bize mesaisini harcayan
Dr. Vedat Erdem,
Dr. Nurettin Kaya, 
Dr. İsrafil Ağaoğlu’na ve hastane yetkilisi Sadettin Ersöz’e diğer görevli arkadaşlara,
Mardin 112 Başhekimi
Dr. Pirşeng Kahraman’a hocamıza ve ekibine, Mesut Kurtuluş’a çok teşekkür ederim.
Babamın sağlık durumu sebebiyle bizi arayan soran mesaj atan bütün gönül dostlarına ve Mardinli hemşerilerime çok teşekkür ederim.
Dua eder dualarınızı bekleriz…..
30/Ağustos/2023
Mehmet Beşir Ayanoğlu