TÜVTÜRK

Yoldayız… Gazze İçin

Yoldayız… Gazze İçin

Yaşamın anlamını aramak için çıktığım bu yolda, kaybolmak da var…

Evet, hâlâ yoldayız; Gazze’nin sesi olabilmek umuduyla… 

 

Otobüs dolusu vatan ve Gazze sevdalısıyla ilerliyoruz. Kaç acıyı taşıyabiliriz, ne kadarını yüklenebiliriz, bilmiyorum. Ama biliyorum ki bu yük, yalnızca omuzda değil, yürekte taşınıyor. Acıyı tartacak halimiz de yok. Acı acıdır... Taşıyabildiğin kadar!

Ama diliyorum ki bu yolculuk bir zaferle sonuçlansın.

 

Tüm acı bedenler altında hayat bulan ruhlara selam olsun… Kalbimiz, uzaklarda; bu kadar ağır acıların içinde kıvranırken, olup biteni yakından bile hayal etmek zor.

 

Saat Öğlene doğru geçiyor  12.00 civarı… Bu otobüste çok kıymetli Mardinli hemşehrilerimizle tanıştım. Ankara–Tarsus otoyolunda, on dakikalık bir mola verdik. Şimdi tekrar yola koyulma zamanı…

 

Düşünüyorum da, geceden beri yoldayız. Belki uykusuz, belki yorgun argın; işten dönüp gelen, uyumadan bu yolculuğa katılan insanlar var. Ve bu insanlar, Türkiye’nin yedi bölgesinden binlerce kişi… Hepsi, mazlumların sesi olmak için buradalar.

 

Gazze’de yaşanan katliamın ortasında, acıyan yüreğimizin nereye kadar yetişebileceğini sorguluyorum. Ama yine de… Ses verebilmek için, elimizden gelen bu olduğu için, küçük demeden attığımız bu adımın anlamını biliyoruz. Çünkü bazen en büyük değişim, küçük adımlardan başlar.

 

Ve biliyoruz ki bu adımlar, yolda birleşir; yollar, meydanlara çıkar. Meydanlar ise tek bir haykırışa dönüşür: “Gazze özgür olana dek durmayacağız!”

 

Çünkü bu yürüyüş, yalnızca Gazze için değil; dünyanın neresinde olursa olsun, savaşın gölgesinde kalan bütün masum canlar içindir. Çocukların gözyaşları, anaların feryadı, babaların çaresizliği içindir. Ve biz, bu sesin kaybolmasına izin vermeyeceğiz.

 

 

MUHABİR: GÜLTEN AKGÜL

Yorum Yaz