Türkiye’de çirkinleşen ve ideolojisiz siyaset-3
Değerli okurlarım, Siyaset, toplumların geleceğini şekillendiren en önemli alanlardan biridir. Tarih boyunca siyaset, belirli ideolojiler, düşünce sistemleri veya değerler etrafında şekillenmiştir. Liberalizm, sosyalizm, milliyetçilik ya da muhafazakârlık gibi akımlar; siyasetçilere yön veren, halka da bir bakış açısı sunan çerçeveler olmuştur.
Çirkin siyaset, toplumsal sorunları çözmek yerine rakibi karalamaya, iftiraya, kutuplaştırmaya ve ötekileştirmeye dayalı bir üslubu beraberinde getirir. Siyaset kurumu, bir çözüm üretme mekanizması olmaktan çıkar, adeta bir “kavga arenası” haline gelir. Halkın beklentileri, ekonomik sıkıntılar, adalet arayışı ya da eğitim sorunları geri plana atılır; ön plana ise koltuk hesapları ve çıkar ilişkileri çıkar.
İdeolojisiz siyaset ise daha derin bir sorunu işaret eder. Geçmişte Türkiye’de sağ, sol, muhafazakâr, liberal, sosyal demokrat ve milliyetçi çizgiler belirgin iken; bugün birçok parti ve siyasetçi, bu kimliklerden uzaklaşmış, salt pragmatizmle hareket etmeye başlamıştır. Bu durum, siyaseti “ilkesiz çıkar ortaklıkları” seviyesine indirmekte, halkın beklentilerini değil, aktörlerin kısa vadeli menfaatlerini öne çıkarmaktadır.
Türk siyasi arenasında isim yapmış bir sürü politikacıyı burada sayabiliriz. Cemal Enginyurt, MHP’de siyaset yapıyordu. MHP’den ihraç edildi, twitter hesabından açıklama yapan Cemal Enginyurt; “MHP’den ihraç ettiniz! Ülkücülüğümü almadınız alamazsınız, ihraç edenler! Bir gün sıra size de gelir Konuşmamı kesemezsiniz kesemeyeceksiniz. Ülkücülerin sesini kimse kesemez, diyordu şu anda CHP’de siyaset yapıyor.
Önder Aksakal, DSP genel başkanıydı AKP’ye geçti milletvekili seçildi merhum Bülent Ecevit’in eşi Rahşan hanımla Demokratik Sol Partisi’ni kurdu. Abdüllatif Şener AKP kurucusuydu bir ifadesinde “AKP iktidarında yapılan yolsuzluklar Cumhuriyet tarihindeki tüm yolsuzluklardan fazladır” diyerek istifa etti. CHP’ye katıldı, orda milletvekili seçildi ve orda siyasetini sürdürdü.
Teğmen Çelebi, CHP 35 ve 36. Kurultaylarında Parti Meclisine girdi. 2018 genel seçimlerinde milletvekili seçildi. 29 Ocak 2021 tarihinde CHP’den istifa etti. 17 Mayıs 2021 tarihinde kurulan Memleket Partisine katıldı. 25 Şubat 2022 tarihinde Memleket Partisinden istifa etti. Memleket Partisinden istifa gerekçesi olarak; partinin büyümesinin azimle devam ettirilmemesi ve parti kurullarının işletilmeyerek ortak aklın devre dışı kalınmasıyla beraber, partide "biz" şeklinde birlik olunamaması örnekleri içeren çeşitli sebepler sundu. 11 Ekim 2022 tarihinde AK Partisine katıldı.
Metin Feyzioğlu, Türk Ceza hukuku profesörü, diplomat ve eski Türkiye Barolar Birliği başkanıdır. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı görevini 2013-2021 yılları arasında sürdürmüş olan Feyzioğlu, Turhan Feyzioğlu’nun torunudur. 2012 tarihinde CHP Parti Meclisi üyesi olmuştur. CHP Meclis üyeliğinden 2019 yılında istifa etmiştir. 30 Ekim 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliğine atanmıştır. En son 24 Ekim 2024 tarihinde Çekya büyükelçiliği görevini sürdürmektedir.
Özetle, yüzsüzlüğün yiğitlik olduğu, saygısızlığın nezaket olduğu, dürüstlüğün aşağılandığı, cehaletin sınır tanımadığı, dönekliğin zirve yaptığı bir atmosferde yaşıyoruz artık… Ne dersiniz…
Köşenin Sözü :”Temel özgürlüklerini feda eden, sonunda her şeyini kaybeder.” –Benjamin Franklin-
Abdulbaki Akbal
Devam edecek…