Sol ve Değişim!...
Sol ve Değişim!...
Bir başarısızlığı sadece bir kişiye veya kişilere yüklemek,
meselenin özüne inmeyi engellediği gibi,yüzeysel ve vitrinel bir değişimden öteye gidemez...Evet lider önemlidir hele bir de defalarca kaybetmiş bir liderin değişimden pay alması gerekliliği kaçınılmazdır...
Kadroların değişimi ha keza...
Ancak yeterli midir?
Kesinlikle hayır!..
Daha önceki lider ve kadrolarda da görülen sorun daha derin ve kurumsal bir sorun olduğudur...Bir siyasi anlayış,bakış ve yaklaşım sorunu olduğu ortadadır...
Ülkemizde sol siyasi yapıların bir türlü başarılı olamamasının temelinde solun degerleriyle ve daha önemlisi halkın öncelikleri ve değerleriyle örtüşen bir siyasetin yokluğu, yoksunluğudur...Temelinde özgürlük olan sosyal demokrasinin ülkemizdeki karşılığı yasaklarla örülen bir geçmişe sahip olmasıdır....
Halkın inanç özgürlüğünü önceleri yadsıyan bir anlayış ve kadrolar daha sonra rayına girmiş gözükse de bilinçaltında ve bazı kesimlerde hâlâ bu sorunlarla yüzleşilmediği görülmüştür...
Söylemlerin pratiklerle çelişmesi ve apar topar yapılan değişiklikler içselleştirilmemiş ve samimi ve tutarlı bulunmamıştır...
Yine,demokrasi söylemleri,ki solun olmazsa olmazıdır,nesnellikten uzak,kendine has bir yaklaşım şeklinde sergilenmiş ve ne yazık ki, demokratik tercihlerinden dolayı depremzedelerin acılarına dokunmaya kadar ileri gidilmiştir...
Yine kırsal kesim oylarının kaybedilmesi üzerinden halkın bir kesimi zan altında bırakılmış,kentler demokrasi sevdalısı,kırsal ise bilinçsiz olarak lanse edilmiştir...Sadece bir kesimin temsilcisi gibi bir algının ve özeleştiri eksikliğinin örneği sergilenmiştir...
Yıllar itibariyle muhalefette kalmanın tam bir muhasebesi yapılmamış,günü kurtarmak ve koltukları korumak için sözümona değişikliklerle geçiştirilmiş,başarısızlığın tekerrür edilmesine yol açılmıştır...
Umutla ve inadına kendilerine oy veren kesime karşı gerçek bir özür ve değişim mekanizması çalıştırılmamış ve hayal kırıklığı içinde kitlelerin umutsuzluğu adeta bir öğrenilmiş çaresizliğe dönüştürülmüştür...
Yıllar boyu, solun temel değerlerinden biri üzerinde durulmuş diğerleri ihmal edilmiştir...
Ya ulusalcılık diyerek diğer zenginlikler inkar edilmiş,ya da laiklik denerek inanç özgürlüğü yol sayılmıştır....
Oysa bu ikisi abartılarak uygulanırken diğer değerler ihmal edilegelmiştir...
Halkın öncelikleri ve değer yargıları esas alınsa,özümsenmiş bir demokratik bir bilinç ile yola çıkılsa,her kesimin hakları ve inançları güvence altına alınıp savunulsa,eşit ve adil davranılsa belki de bu kadar süre memleket ne sol değerlerden ne de güçlü bir muhalefetten yoksun kalırdı....
Ve o zaman işte halkın yüreğine dokunup ,güven sağlanabilirdi...
Evet, başarısızlığın faturası olmalıdır,en büyük faturanın lidere ve kadrolara çıkarılması gerektiği de açıktır...
Ancak bir zihniyet değişikliğinin de zamanı çoktan gelmiştir...Geçmektedir...
Ahmet Timur