TÜVTÜRK

Filistin'de Saddam Heykeli ve Algılar üzerine...

Gazze savaşı başladığı günden beri Müslüman halklar da bir duyarlılık gözleniyor. Kimisi dua ederek, kimisi İsrail’e tepki göstererek, kimisi de yardım kuruluşları veya gösteriler yoluyla Filistin’in yanında durmaya çalışıyor. Elbette yapılanlar yeterli olmasa da, ümmetin vicdanında hâlâ bir hassasiyetin diri olması sevindirici bir durumdur.

Filistin'de Saddam Heykeli ve Algılar üzerine...

Ne var ki bu süreçte içimizdeki bazı kesimler de boş durmadı. Yahudi lobileriyle ilişkili ya da onlar tarafından finanse edilen kimi çevreler, sosyal medya üzerinden kasıtlı olarak yanlış bilgiler yaymaya başladılar. Amaçları, Filistin davasını itibarsızlaştırmak ve halkımızın duyarlılığını köreltmekti.

Bu kirli bilgilendirme çabalarının en çarpıcı örneklerinden biri, Filistin’deki Saddam Hüseyin heykelinin yeniden gündeme getirilmesidir. Bazı kişiler, bu heykelin Hamas’a ait bölgede olduğunu iddia ederek Filistin davasını karalamaya çalışıyor. Oysa bu doğru değildir. Bahsi geçen heykel Batı Şeria’da, yani İsrail’le iş birliği içindeki Mahmud Abbas yönetiminin kontrol ettiği bölgede yer almaktadır.

Image description

Tarihe baktığımızda, dönemin FKÖ lideri Yaser Arafat’ın, Saddam Hüseyin’in Halepçe katliamı sırasında takındığı utanç verici tutum hâlâ hafızalardadır. Saddam, on binlerce Müslüman Kürdü katlederken, Arafat onu tebrik etmiş ve “Bu şeytanın soyundan gelen halkı keşke yok etseydin” diyebilmiştir. Arafat, tıpkı Saddam gibi Arap ulusalcısı ve İslam düşmanı bir çizgideydi.

Bugün de onun halefi olan Mahmud Abbas, aynı anlayışın temsilcisidir. Gazze’de İsrail bombaları altında binlerce Müslüman can verirken, Abbas hâlâ Hamas’a saldırmakta, direnişçilere hakaret etmektedir. “Köpeğin oğulları” diyecek kadar alçalmış bir dil kullanabilmektedir.

Tam da bu ortamda, birilerinin Arafat’ın yıllar önceki bu iğrenç sözünü ve Saddam heykelini tekrar gündeme getirmesi tesadüf değildir. Amaç, Müslüman Kürt halkının kalbine şüphe düşürmektir: “Sizin katilinizi Filistinliler övdü, neden Filistin’i destekliyorsunuz?” demek istemektedirler.

Oysa hakikat apaçık ortadadır. Filistin davası, ırk veya milliyet meselesi değil, ümmetin ortak imtihanıdır. Filistin halkı mazlumdur, ümmetin yetimleridir. Onların mücadelesi Arafat’ın veya Abbas’ın kirli siyasetiyle değil, İslam’ın onuruyla tanımlanmalıdır.

Güneş balçıkla sıvanmaz; hakikat er ya da geç kendini gösterir. Müslümanlar olarak biz, mazlumun yanında olmayı sürdürmeli ve bu tür fitne girişimlerine karşı uyanık kalmalıyız.

Yorum Yaz