Bir Şehrin Ayağa Kalkışı: Şampiyon Mardin 1969 Spor ve Mardin’in Gurur Hikâyesi
“Bir Şehrin Ayağa Kalkışı: Şampiyon Mardin 1969 Spor ve Mardin’in Gurur Hikâyesi”
Mardin yalnızca taş sokaklardan, tarihi yapılardan ve kadim kültürlerden ibaret değildir. Mardin aynı zamanda bir ruhun, bir aidiyetin, bir kardeşliğin adıdır. İşte bugün o ruhun adı yeniden bütün Türkiye’ye yankılanıyor: Şampiyon Mardin 1969 Spor.
Bu şampiyonluk sadece bir futbol başarısı değildir. Bu şampiyonluk; inancın, emeğin, sabrın ve memleket sevgisinin zaferidir. Çünkü bazı takımlar yalnızca maç kazanır, bazı takımlar ise bir şehrin kalbini ayağa kaldırır. Mardin 1969 Spor tam da bunu yaptı. Uzun yıllardır özlemini çektiğimiz birlik duygusunu yeniden yeşertti. İnsanları aynı sevinçte buluşturdu. Sokakları umutla, tribünleri heyecanla doldurdu.
Bu başarının arkasında ise güçlü bir irade, büyük bir emek ve samimi bir sahiplenme vardır.
Özellikle Tuncay Akkoyun ismini ayrı bir yere koymak gerekir. Çünkü bir şehrin valisi yalnızca makamda oturan kişi değildir; bazen bir şehrin umuduna omuz veren, gençlerin hayallerine sahip çıkan bir gönül insanıdır. Sayın Tuncay AKKOYUN, göreve geldiği günden bu yana Mardin’in sosyal, kültürel ve sportif gelişimine verdiği destekle halkın gönlünde çok özel bir yer edinmiştir. Mardin 1969 Spor’a verdiği destek ise sadece protokol desteği değildir; bu, bir şehre inanmanın ve o şehrin değerlerine sahip çıkmanın en güzel örneklerinden biridir.
Bugün Mardin 1969 Spor’un başarısı konuşuluyorsa, bu başarıda Sayın Valimizin ortaya koyduğu birlik anlayışının büyük payı vardır. Çünkü sporun yalnızca sahada oynanan bir oyun olmadığını bilen yöneticiler, şehirlerin kaderine dokunurlar. Tuncay AKKOYUN da tam olarak bunu yapmıştır. Gençlere umut olmuş, taraftara moral vermiş, şehri ortak bir hedef etrafında toplamıştır.
Ve elbette bu büyük başarının mimarlarından biri de Rıdvan Aşar olmuştur. Başkanlık makamı bazen ağır bir yük taşımaktır. Eleştirileri göğüslemek, zorluklarla mücadele etmek, imkânsızlıkların içinde umut üretmek kolay değildir. Ama Sayın Rıdvan AŞAR, Mardin 1969 Spor’u yalnızca yöneten bir başkan değil; ona gönlünü veren bir dava insanı gibi hareket etmiştir.
Bir takımın başarısı yalnızca transferlerle ya da bütçelerle gelmez. İnanç gerekir. Aidiyet gerekir. Mücadele gerekir. Rıdvan AŞAR’ın en büyük başarısı da işte bu ruhu takıma ve şehre yeniden kazandırması olmuştur. O, Mardin’in futbol heyecanını yeniden ayağa kaldırdı. İnsanlara yeniden “Biz başarabiliriz” duygusunu hissettirdi.
Aynı şekilde Veysi Duyan da bu başarının sessiz kahramanlarından biri olmuştur. Büyük emekler verilmeden büyük başarılar gelmez. Maddi manevi fedakârlıklarla yürütülen bu mücadelede Veysi DUYAN’ın katkıları asla unutulmayacaktır.
Ancak bir şehrin sesi yalnızca sahadan yükselmez. O sesi büyüten insanlar da vardır. İşte burada özellikle Kadir Üründü ismini büyük harflerle yazmak gerekir.
Çünkü bugün Mardin 1969 Spor’un adı Türkiye’nin dört bir yanında konuşuluyorsa, bunda Sayın Kadir ÜRÜNDÜ’nün yıllardır verdiği emeğin çok büyük payı vardır. Mardin’i yalnızca haber yapan değil, Mardin’i yaşayan ve yaşatan bir isim olmuştur. Özellikle Mardin Life yayınlarıyla bu şehrin takımını, kültürünü ve heyecanını Türkiye’nin her yerine ulaştırmıştır.
Bazı insanlar sadece gazetecilik yapar, bazı insanlar ise yaşadığı şehrin hafızası olur. Kadir ÜRÜNDÜ işte tam da böyle bir isimdir. Mardin’in sevincini kendi sevinci gibi taşıyan, takımın başarısını yalnızca bir spor haberi olarak değil, bir memleket meselesi olarak gören önemli bir değerdir. Çünkü medya desteği olmayan hiçbir başarı büyüyemez. Bir şehrin hikâyesini anlatan insanlar olmazsa o şehrin sesi eksik kalır. Kadir ÜRÜNDÜ, Mardin’in sesini büyüten insanlardan biri olmuştur.
Ve elbette desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Süleyman Bölünmez de bu şehrin spor sevdasına önemli katkılar sunmuştur. Maddi manevi desteğin ne kadar kıymetli olduğu böylesi dönemlerde çok daha iyi anlaşılır. Şehrine sahip çıkan insanlar olduğu sürece şehirler ayağa kalkar.
Aynı zamanda bu büyük başarının görünmeyen ama çok kıymetli kahramanlarından olan Ercan Ayanoğlu ve Polat Kasap isimlerini de özellikle anmak gerekir.
Çünkü bir takımın şampiyonluğa ulaşması yalnızca sahada verilen mücadeleyle olmaz. Kulübün ayakta kalabilmesi için gecesini gündüzüne katan, maddi manevi her türlü fedakârlığı yapan insanların emeği gerekir. İşte Kulüp Başkan Yardımcıları / Yöneticileri Sayın Ercan AYANOĞLU ve Sayın Polat KASAP da bu sürecin en önemli emekçilerinden olmuşlardır.
Zor zamanlarda geri çekilmeyen, aksine taşın altına elini koyan insanlar her zaman ayrı bir saygıyı hak eder. Mardin 1969 Spor’un başarısı için gösterdikleri özveri, verdikleri destek ve ortaya koydukları samimi mücadele; bu şehrin spor tarihine unutulmayacak şekilde yazılmıştır.
Çünkü gerçek aidiyet, sadece güzel günlerde değil; zor günlerde de takımının yanında durabilmektir. Ercan AYANOĞLU ve Polat KASAP, Mardin 1969 Spor’a olan bağlılıklarını yalnızca sözlerle değil; emekleriyle, fedakârlıklarıyla ve yürekleriyle göstermişlerdir.
Ve bu büyük başarı hikâyesinde, en baştan sonuna kadar yıllardır takımın ana sponsorluğunu üstlenerek, takıma çok büyük maddi destekte bulunan Hacışakioğulları Grup Yönetim Kurulu Başkanı da olan Genç İş İnsanı Sayın Hacı Kenan Duyan ile Mardin eski milletvekili de olan abisi OP. Dr. Mahmut Duyan'a bütün Mardinliler adına özel bir teşekkürü hak ettiklerinin altını özellikle çizmek gerekiyor.
Çünkü bazı insanlar başarı geldiğinde değil, en zor zamanlarda ortaya koydukları sadakatle hatırlanırlar. Mardin 1969 Spor’un bugünlere gelmesinde yıllardır maddi manevi emek veren, kulübün yanında duran, bu şehrin takımını kendi aileleri gibi sahiplenen Hacışakioğulları ve Duyan aileleri; Mardin futbolunun görünmeyen ama en güçlü direklerinden olmuşlardır.
Fedakârlık bazen alkış almadan mücadele etmektir. Bazen kimsenin görmediği yerde yük taşımaktır. İşte bu aileler yıllardır tam da bunu yaptı. Zor günlerde geri adım atmadan, Mardin 1969 Spor’un yanında dimdik durarak bu şehrin futboluna büyük katkılar sundular.
Bugün gelen şampiyonlukta onların da alın teri, duaları, emekleri ve yürekleri vardır. Bu yüzden Mardin halkının gönlünde çok özel bir yere sahiptirler.
Hakları gerçekten de asla ödenmez… Çünkü bazı emekler sadece başarı değil, vefa da kazandırır.
Bugün gelen şampiyonlukta onların da alın teri, emeği ve duası vardır. Ve Mardin halkı, bu şehrin takımına gönül veren hiçbir insanın emeğini unutmayacaktır.
Ama unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur:
Bu şampiyonluk sadece yöneticilerin değil, aynı zamanda taraftarın, sokakta formasını gururla taşıyan çocukların, deplasmana umut götüren gençlerin, dualarında takımını unutmayan annelerin ve “Mardin kazansın yeter” diyen herkesin şampiyonluğudur.
Çünkü bir şehir ancak birlikte inanırsa büyür.
Bugün Mardin sokaklarında dolaşan mutluluk sıradan bir futbol sevinci değildir. Bu; yıllardır özlenen birlik duygusunun yeniden filizlenmesidir. İnsanların aynı bayrak altında, aynı arma için sevinebilmesidir.
Şampiyonluklar gelip geçer…
Ama bir şehrin yeniden ayağa kalktığı günler asla unutulmaz.
Ve bugün tarih bir kez daha şunu yazmıştır:
Mardin yalnız değildir.
Mardin sahipsiz değildir.
Mardin’in yüreği hâlâ güçlüdür.
Ve o yüreğin adı bugün gururla şudur:
ŞAMPİYON Mardin 1969 Spor.