Kürdinsan - Vahdettin İnce Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Kürdinsan kimin eseri? Kürdinsan kitabının yazarı kimdir? Kürdinsan konusu ve anafikri nedir? Kürdinsan kitabı ne anlatıyor? Kürdinsan PDF indirme linki var mı? Kürdinsan kitabının yazarı Vahdettin İnce kimdir? İşte Kürdinsan kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi
Yazar: Vahdettin İnce
Yayın Evi: Ufuk Yayınları
İSBN: 9786055314460
Sayfa Sayısı: 184
Kürdinsan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
…Nehrin kenarında hayvanlarını otlatan birkaç çocuk bizi gördü. Koşup yanımıza geldiler. Bizden yaşça büyüktüler. Ellerinde sopaları, bizi dövecek gibi duruyorlardı. Ama galiba acıdılar, yorgun ve de korkmuş halimizi görünce. Meraklı gözlerle bizi süzüyorlardı. Türkçe bir şeyler söylediler. Anlamadık. Biz de (Kürtçe) Erciş’e gideceğimizi söyledik. Onlar anlamadılar. Birinin elinde bizim oralarda “destenan” dediğimiz, ara ara bir parça koparıp yediği bir tandır ekmeği vardı. Gözümü ekmekten alamıyordum. Çocuk fark etti. Yarısını kesip bize verdi. Aç susuz yaklaşık 10 kmyol yürümüştük. Bu, Türk’le, Türkçeyle ilk karşılaşmamdı. Bana yabancıydı. Ama Türkçe konuşan Ercişli çocuk, ekmeğini benimle paylaşan biri olarak kazındı belleğime…
…Halepçe katliamının üzerinden birkaç ay geçmişti. İstanbul Sultanahmet meydanında bir grup Kürt genci oturma eylemi yapıyorlardı. Etraflarını polis sarmıştı. Ben de İslamcı bir Türk arkadaşımla oradan geçiyordum. Merak ettik oturanları bir süre izledik. İçlerinde ikimizin de tanıdığı İslamcı bir Kürt genci vardı. Arkadaşım şaşırmıştı (aslında ben de). Arkadaşım biraz şaka yollu “senin ne işin var orda?” dedi. Çoğunluk solcu olduğu için. Oturma eylemine katılan İslamcı Kürt, “Sen neden burada değilsin?!” dedi. Bu sözü bir Kürt olarak bana değil de Türk olan arkadaşıma demesi manidardı…
Türkler ve Kürtler ilk tanıştıkları günden bu yana ekmeklerini paylaştılar. En acılı günlerinde sımsıcak yüreklerini yanı başlarında buldular. Modern zamanların kader kardeşliğimizi bozan parantezini kapatmanın zamanı gelmedi mi?
Kürdinsan Alıntıları - Sözleri
- Kürt bu, haritada göstermediğin zaman yok olmuyor!
- Yirminci yüzyılın en rafine asimilasyon yöntemlerine maruz kaldıktan sonra bugün hâlâ konuşuluyor olmak her dilin harcı olmasa gerek. Bir mucizedir Kürtçe.
- "Tıpkı bir ev gibi dil de insanın kişiliğini, kimliğini, duygularını, sırlarını barındırır."
- Resmi ideolojinin gayesi Türkçeyi öğretmek değildi, Kürtçeyi unutturmaktı. Kardeşlik fay hattında bugünlerde tanık olduğumuz kırılmalar meydana getirmekti. Yedi düvelin zedeleyemediği kardeşliği günün birinde düşmanlığa dönüştürmekti.
- Tarihin tanık olduğu en büyük zulümler, büyük oranda geçmişin mağdurları eliyle işlenmiştir.
- Medeniyet ise zaten değerler bütünü demektir.
Kürdinsan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Elhamdülillah Şu zamana kadar Kürt olduğumu saklayacak ve utanacak bir durumla karşılaşmadım. Umarım ileriki yıllarda da yaşamam. Tabii bu geçmişte Kürt sorununun olmadığı anlamına gelmez. Zira Dedelerimizden Hatta zaman zaman baba ev annelerimiz den Kürt olduklarından dolayı mağdur olduklarını duyardık. Bu kitap Kürtlerin dünden bugüne yaşamlarını,var olma mücadelelerini ve çekmiş oldukları zorlukları sosyoloji Denemesi üzerinde bizlere aktarıyor. Yazar Kürtçe konuşmanın yasak olduğu halde Dilimiz unutulmaması için Dedelerimizin ne mücadeleler verdiğini şu sözlerle anlatıyor "Kürtler analarının ak sütüyle birlikte emdikleri bu dil uğruna her türlü belayı da seve seve çektiler." Dilimizin korunması hassasiyeti üzerine Babaannem de Kürtçeyi unutmayalım diye Evin içerisinde Türkçe konuşmamızı istemiyordu. Zaten dışarıda yeterince Türkçe konuşuyorduk. son zamanlarda kitap okumalarımdan ve sosyal hayatta fazla bulunmamdan dolayı evin içerisinde de Türkçe konuşmaya başlamıştım. Bu durumu fark eden Babaannemin "Amineee" demesinden anlıyordum ki Türkçe konuşuyordum. Bu seslenişten hemen sonra dilimi Kürtçeye çevirirdim. Ve bugün Kürtçeyi hala konuşuyor olmamın nedeni babaannemin zamanında beni uyarmasından dolayıdır. Dil insanın evidir, demişler. Tıpkı bir ev gibi dilde insanın kişiliğini,kimliğini, duygularını,sırlarını barındırır. Kitap ara ara bu konulara değinmekle beraber Türkler ve Kürtlerin ilk tanıştıkları günden bu yana ekmeklerini paylaştıklarını ve en acılı günlerinde sımsıcak yüreklerini birbirlerine açtıklarını anlatır. Bu arada Yazar biraz da kendi çocukluk ve gençlik dönemindeki anılarından da bahseder. Kitabın bitiminde Türklerin ve Kürtlerin kendi hallerine bırakıldığı takdirde sorunsuz ve kardeşçe yaşayacaklarını, asıl sorun çıkaranın ırkçı zihniyetine sahip kişilerin ve devletlerin olduğunu güzelce anlamış oluyoruz. Elhamdülillah son yıllarda devletin Daha önce bizden alınan haklarımızı iade etmesi üzere Kürt sorununun çözüleceği gibi görülüyor. Velhasıl kim ne derse desin Türk ve Kürt: Et ile Tırnak gibidir. Et ile Tırnağı birbirinden ayırırsak: ya et kanar, ya tırnak kurur. #TürkKürtkardeştir. #kitapönerisi #vahdettinince (Amine Demir Gülsever)
…Nehrin kenarında hayvanlarını otlatan birkaç çocuk bizi gördü. Koşup yanımıza geldiler. Bizden yaşça büyüktüler. Ellerinde sopaları, bizi dövecek gibi duruyorlardı. Ama galiba acıdılar, yorgun ve de korkmuş halimizi görünce. Meraklı gözlerle bizi süzüyorlardı. Türkçe bir şeyler söylediler. Anlamadık. Biz de (Kürtçe) Erciş’e gideceğimizi söyledik. Onlar anlamadılar. Birinin elinde bizim oralarda “destenan” dediğimiz, ara ara bir parça koparıp yediği bir tandır ekmeği vardı. Gözümü ekmekten alamıyordum. Çocuk fark etti. Yarısını kesip bize verdi. Aç susuz yaklaşık 10 kmyol yürümüştük. Bu, Türk’le, Türkçeyle ilk karşılaşmamdı. Bana yabancıydı. Ama Türkçe konuşan Ercişli çocuk, ekmeğini benimle paylaşan biri olarak kazındı belleğime… …Halepçe katliamının üzerinden birkaç ay geçmişti. İstanbul Sultanahmet meydanında bir grup Kürt genci oturma eylemi yapıyorlardı. Etraflarını polis sarmıştı. Ben de İslamcı bir Türk arkadaşımla oradan geçiyordum. Merak ettik oturanları bir süre izledik. İçlerinde ikimizin de tanıdığı İslamcı bir Kürt genci vardı. Arkadaşım şaşırmıştı (aslında ben de). Arkadaşım biraz şaka yollu “senin ne işin var orda?” dedi. Çoğunluk solcu olduğu için. Oturma eylemine katılan İslamcı Kürt, “Sen neden burada değilsin?!” dedi. Bu sözü bir Kürt olarak bana değil de Türk olan arkadaşıma demesi manidardı… Türkler ve Kürtler ilk tanıştıkları günden bu yana ekmeklerini paylaştılar. En acılı günlerinde sımsıcak yüreklerini yanı başlarında buldular. Modern zamanların kader kardeşliğimizi bozan parantezini kapatmanın zamanı gelmedi mi? (Zilan Tatlı/Sert)
Kitabın başlığı yersiz!: Yazarın kendine has diliyle Kürt insanının sosyolojik bir incelemesidir. Akıcı sade dili var. Kürtlerin cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar zaman diliminde resmi politika olarak nasıl asimile edilmeye çalışıldığını ama başaramadıklarını örneklerle anlatıyor yazar. Kitabin sonuna doğru aslinda Kürt ve Türk halkının birbiriyle sorunu olmadığını;asil sorunun devlette olduğunu güzelce anlatmış.. Cesurca yazılmış bir kitap. Herkese tavsiye olunur. (2nd Mate)
Kürdinsan PDF indirme linki var mı?
Vahdettin İnce - Kürdinsan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kürdinsan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vahdettin İnce Kimdir?
1961 yılında Van’ın Erciş ilçesine bağlı Dinlence köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Erciş’te, liseyi de Muş İmam-Hatip Lisesinde okudu. 1985 yılında da Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arap-Fars dilleri ve edebiyatları bölümünden mezun oldu.
İnce, Çeşitli kanallarda siyasi tartışma programlarının moderatörlüğünü yapmıştır. ''Vahdettin İnce ile GÜNDEM on4, TRT Kürdi'de Toplum ve Siyaset "Civak û Siyaset" bu programlardan bazılarıdır. Gazeteci Mehmet Ocaktan'ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı karar.com'da köşe yazarıdır. ''Kürdinsan Bir Kürt Sosyolojisi Denemesi'' isimli kitabın yazarıdır. Şimdiye kadar bir çok eserin çevirisini yapmıştır.
Vahdettin İnce Kitapları - Eserleri
- Kürdinsan
- Çevirmen
- Kürtler Kimdir
- Kürdüm OHAL'de Türküm
- Kürtleri Bekleyen Tehlike
Vahdettin İnce Alıntıları - Sözleri
- Kürtler bu coğrafyanın kadim bir halkıdır her bakımından bir statüyü hakkediyorlar Türkler Kürtler açısından kadirşinas bir millettir çünkü Anadolu'ya ayak bastıkları tarihten itibaren Kürtlerin hukukuna riayet etmiş kimliklerine saygı göstermiş ve Kürtlerin statülerini tanımışalardır. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
- masum insanlar ölmesin. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
- Sevgili Batı sana minnettarız müthiş gelişmelere sebep oldun mesafeleri yıllardan aylardan günlerden saatlere indirdin dünyanın hızına hız kattın bindiğimiz otomobil uçak tren ve daha nice ulaşım aracı senin eserin hakkını nasıl öderiz bilmiyorum insanlığı kırıp geçiren nice hastalığın kökünü kuruttun bunu inkâr edemeyiz en yanık türkülerin yakılmasına sebep olan verem hastalığını yendin daha ne diyeyim teşekkür ederiz hepimiz kabul ediyoruz senin öncülüğünü hayata bir düzen bir plan getirdin varlığa yeni anlamlar kattın parayı biz bulduyduk ama ant olsun sen olmasaydın paranın bu kadar işe yaradığını yarayacağını imkanı yok bilemezdik. sen bizim için her alanda referans oldun düşün ki yollara tükürmeyi bile sana ayıp olur diye bıraktık sırf senin hatırın için bağrımıza taş basacağız kokoreç yemeyi de terk edeceğiz yemin ederim senin rızanı kazanmak için neleri terketmedik ki bunları mı esigeyceğiz senden! bu sözüme mushafa el basmış kadar inan bin yıllık alfabemizi mi bir gecede değiştirmedik binlerce yıllık kıyafetimizi bile çıkarıp sana benzemek uğruna acayip kılıklara girmeyi mi göze almadık bütün bunlar senin için senin o muhteşem medeniyetinin kara kaşı uğrunadır. ama son yıllarda sende acayip bir kibir gelmiş aklımızla alay ediyorsun tamam bütünsel bir akıl geliştiremiyoruz biliyorsun kucağımıza attığın sorunlarla uğraşmaktan vakit bulamıyoruz düşünmeye aklımız bölük pörçük bu yüzden herkese bambaşka bir dert takdir etmişsin de o yüzden hani. tamam birbirimizi yiyip bitiren vahşiler görüntüsünden kurtulamıyoruz en ufak bir sorunda silahları çıkarıp bitmez tükenmez bir öfkeyle birbirimize abanıyoruz kabul bedenlerimie bombalar bağlayıp kendi ocağımızı havaya uçuruyoruz bize hedef şaşırtmakta üstüne yok. bütün bunlarda hâlâ hiç sorumluluğun yokmuş gibi hâlâ bizi suçluyorsun kitabımızı dinimizi peygamberimizi sorumlu tutuyorsun bu kibrini daha ne kadar sürdüreceksin? şimdi düşümen lazım sevgili Batı biriken öfkenin ceraheti başkentlerine sıçramışken attığın taş ürküttüğün bu kurbağalarq değdi mi? nasıl insan başkasının hayatının cehenneme dönüşmesi karşılığında yarattığı cennette yaşayabilir miymiş patlayan bombaların gölgesinde sevgili Batı? (Kürdüm OHAL'de Türküm)
- Medeniyet ise zaten değerler bütünü demektir. (Kürdinsan)
- Resmi ideolojinin gayesi Türkçeyi öğretmek değildi, Kürtçeyi unutturmaktı. Kardeşlik fay hattında bugünlerde tanık olduğumuz kırılmalar meydana getirmekti. Yedi düvelin zedeleyemediği kardeşliği günün birinde düşmanlığa dönüştürmekti. (Kürdinsan)
- Kürt bu, haritada göstermediğin zaman yok olmuyor! (Kürdinsan)
- Yirminci yüzyılın en rafine asimilasyon yöntemlerine maruz kaldıktan sonra bugün hâlâ konuşuluyor olmak her dilin harcı olmasa gerek. Bir mucizedir Kürtçe. (Kürdinsan)
- Aleviyi Sünniyi Şiiyi Kürdü Türkü Lazı bir arada yönetebilirsin ama her birini kendi özgünlüğü içinde yaşatmak koşuluyla. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
- Tarihin tanık olduğu en büyük zulümler, büyük oranda geçmişin mağdurları eliyle işlenmiştir. (Kürdinsan)
- Ayette buyrulduğu gibi “De ki: Kahrolun kininizden...(Al İmran Suresi 119.ayet) “. Diyeceğiz. Çünkü bizim, içeride Kürt-Türk ittifakını sağlayarak büyük islami birliğe yönelmek gibi büyük bir idealimiz var. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
- Hz. İbrahim'in Mısır'a gitmesinin öncesinde Mısır Devleti ile Mezopotamya'da hüküm süren devlet arasında bir savaş olmuş. Hz. Hacer de, Mısırlılara esir düşmüş ve Firavun'un cariyesi olmuş bir Mezopotamyalı. ismi (Kürtçe) Agir yani Ateş. Firavun onu Mısır'a gelen ve kendisi gibi Mezopotamyalı olan İbrahim'e hediye eder. (Çevirmen)
- Terbiye Arapça bir kelime olan "r.b.w." kökünden gelir ve arttırmak, büyütmek, beslemek, geliştirmek anlamına gelir. Çocuğu kökleri üzerine büyütmek, beslemek, geliştirmek yani. (Çevirmen)
- "Suriye'de Irak'ta bir Kürt devletine müsade etmeyiz" demek yerine "Türkiye aynı zamanda Kürtlerin de devletidir" derseniz bunu doğrulayan bir pratiğiniz olduğu için bu söyleminiz hem Allah katına yükselir hem de insanlar nezdinde de kabul görür. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
- Aile kelimesi arapça "a.y.l" kökünden olup sırt anlamına gelir. İnsanın sırtını dayayacağı bir ailesinin olması ne güzel. (Çevirmen)
- Hırs, çölde yetişen ve develerin sevdiği dikenli bir bitkinin adıdır. Deve bu dikenli bitki yerken batan dikenlerin etkisiyle dili yaralanır ve kanamaya başlar. Kanın tadı devenin hoşuna gider. Yedikçe kanama artar ve en sonunda kan kaybından ölür. İnsanın aklının, öfkesinin ve şehvetinin dur durak bilmeyen sınırsızlığına bu yüzden hırs denilmiştir. (Çevirmen)
- Barış daha iyidir. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
- "Tıpkı bir ev gibi dil de insanın kişiliğini, kimliğini, duygularını, sırlarını barındırır." (Kürdinsan)
- ilk tercümem baskıdan çıkıp yayınevine geldiği gün kapağını açıp baktım. Çeviren: Vahdettin İnce yazıyordu. Burnuma gelen taze kitap kokusuyla birlikte anneannemin yılların yorgunluğundan kırış kırış olmuş yüzü belirdi gözlerimin önünde. Anneannem dul bir kadındı. Dayılarımın olmadığı zamanlarda evin ihtiyaçları için zaman zaman ilçeye giderdi. Türkçe bilmezdi. İlkokul iki veya üçüncü sınıfında artık Türkçe'yi sökmüş gibiydim. Anneannem beni beraberinde ilçeye götürmeye başlamıştı. Kürtçe bilmeyen bazı satıcılarla iletişimini ben sağlardım. Beni gösterip "bu kim?" diye soranlara da "bu benim tercümanımdır" derdi. Mütercim olacağım o zaman belliymiş. (Çevirmen)
- ... İlkokul beşinci sınıfın tarih dersinde öğretmen halifelik ,şeriat gibi konuları anlatıyor ve onların ne kadar kötü şeyler olduklarını söylüyordu.Akşam dedeme söyledim. Büyük bir coşkuyla hilafetin ve şeriatın kaldırılmasının ne kadar iyi olduğunu anlatıyordum.Dedem, hayatım boyunca şiar edineceğim bir düstur verdi bana: “Ew çi dibejin berevajiye we rast e “(onlar ne derlerse tersi doğrudur) .Eğitim sürecinin ve resmi söylemin tahribatını onarmanın ilk adımı, irfan ehli dedemden ve medreseden öğrendiğim şekliyle “kuşkuydu”. KUŞKU DUYDUM VE KENDİM KALDIM.... (Çevirmen)
- Mesela kelime, "k.l.m" kökünden gelir ki kök anlamı yaradır. Kelimeleri peş peşe sıraladığın zaman varlığın sert kabuğunda derin bir yara açıyormuşsun gibi. ilginçtir, yazmak demek olan "k.t.b" kökünden gelir, anlamı dikmek, toplamaktır; kelimenin açtığı yarayı diktikten sonra oradan dökülen anlamları toplamak yani. (Çevirmen)