diorex

Çevirmen - Vahdettin İnce Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Çevirmen kimin eseri? Çevirmen kitabının yazarı kimdir? Çevirmen konusu ve anafikri nedir? Çevirmen kitabı ne anlatıyor? Çevirmen PDF indirme linki var mı? Çevirmen kitabının yazarı Vahdettin İnce kimdir? İşte Çevirmen kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 16.07.2023 04:00
Çevirmen - Vahdettin İnce Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Vahdettin İnce

Yayın Evi: Beyan Yayınları

İSBN: 9789754738704

Sayfa Sayısı: 224

Çevirmen Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu benim hikayem; benim hikayemden bir kesit. Bir insan hikayesi. Bu yüzden kaygılarımı korkularımı endişelerimi imkansızlıklarımı çaresizliklerimi bunun yanında umutlarımı mutluluklarımı başarılarımı imkanlarımı imkanları verimli kılmalarımı yansıtıyor.

Bu açıdan genel insanlık hikayesinin bir parçasıdır da. Hikayenin bir veya birkaç yerinde kendinizi bulduysanız sebebi bu. Her birimizin hikayesinin evrensel bölgesel yerel ve kişisel bir boyutu var. Ben bu hikayede bunların birbirlerine bağlı olduklarını anlatmaya çalıştım.

Hikayenin bu kesitinde tercüme ettiğim bu dört kitabı ele almamın sebebi de budur. Çünkü Fizilal evrensel insanlık hikayesiyle el-Mizan hikayenin bölgesel zeminiyle Barzani kitabı yerel zeminde kaygılarımla umutlarımla endişelerimle bağımı kurmaya vesile oldu. Ve tabi bu hikayenin ve hikayelerin rotasını çizen evrenselden bölgesele bölgeselden yerele yerelden kişisele bütün bu hikayeler arasındaki bağlantıyı kuran unsur olarak Hz. Peygamberin hayatını ele aldım.

Çevirmen Alıntıları - Sözleri

  • Hz. İbrahim'in Mısır'a gitmesinin öncesinde Mısır Devleti ile Mezopotamya'da hüküm süren devlet arasında bir savaş olmuş. Hz. Hacer de, Mısırlılara esir düşmüş ve Firavun'un cariyesi olmuş bir Mezopotamyalı. ismi (Kürtçe) Agir yani Ateş. Firavun onu Mısır'a gelen ve kendisi gibi Mezopotamyalı olan İbrahim'e hediye eder.
  • Türkçe'de eğitim ,eğip bükmekten gelir.Çocuğu kökünden koparip ruhen ve bedenen başka bir kaliba sokmak,bunun için zorla egip bükmek yani.Oysa terbiye Arapça bir kelime olarak "r.b.w" kökünden gelir ve arttirmak,büyütmek,beslemek,geliştirmek anlamina gelir.
  • Aile kelimesi arapça "a.y.l" kökünden olup sırt anlamına gelir. İnsanın sırtını dayayacağı bir ailesinin olması ne güzel.
  • Kitaplı bir ailede doğup büyüdüm. Hiçbiri okuma yazma bilmezdi üstelik. Ama babam Kur'an okurdu. Sabah namazlarında tek başına kıldığı halde okuduğu Kur'an'ı sıcacık yorganın altında büyük haz alarak dinlediğim olurdu.
  • Fizilal'i çevirirken Seyyid Kutub gözlerimin önünde Nil nehrinin bir kenarında "kollarını makas gibi açarak" haykıran bir özgürlük davetçisi olarak canlanıyordu: Allah'ın kulları, "lailahe illallah" deyin, özgür olun!..
  • Mesela kelime, "k.l.m" kökünden gelir ki kök anlamı yaradır. Kelimeleri peş peşe sıraladığın zaman varlığın sert kabuğunda derin bir yara açıyormuşsun gibi. ilginçtir, yazmak demek olan "k.t.b" kökünden gelir, anlamı dikmek, toplamaktır; kelimenin açtığı yarayı diktikten sonra oradan dökülen anlamları toplamak yani.
  • Hırs, çölde yetişen ve develerin sevdiği dikenli bir bitkinin adıdır. Deve bu dikenli bitki yerken batan dikenlerin etkisiyle dili yaralanır ve kanamaya başlar. Kanın tadı devenin hoşuna gider. Yedikçe kanama artar ve en sonunda kan kaybından ölür. İnsanın aklının, öfkesinin ve şehvetinin dur durak bilmeyen sınırsızlığına bu yüzden hırs denilmiştir.
  • ilk tercümem baskıdan çıkıp yayınevine geldiği gün kapağını açıp baktım. Çeviren: Vahdettin İnce yazıyordu. Burnuma gelen taze kitap kokusuyla birlikte anneannemin yılların yorgunluğundan kırış kırış olmuş yüzü belirdi gözlerimin önünde. Anneannem dul bir kadındı. Dayılarımın olmadığı zamanlarda evin ihtiyaçları için zaman zaman ilçeye giderdi. Türkçe bilmezdi. İlkokul iki veya üçüncü sınıfında artık Türkçe'yi sökmüş gibiydim. Anneannem beni beraberinde ilçeye götürmeye başlamıştı. Kürtçe bilmeyen bazı satıcılarla iletişimini ben sağlardım. Beni gösterip "bu kim?" diye soranlara da "bu benim tercümanımdır" derdi. Mütercim olacağım o zaman belliymiş.
  • Terbiye Arapça bir kelime olan "r.b.w." kökünden gelir ve arttırmak, büyütmek, beslemek, geliştirmek anlamına gelir. Çocuğu kökleri üzerine büyütmek, beslemek, geliştirmek yani.
  • ... İlkokul beşinci sınıfın tarih dersinde öğretmen halifelik ,şeriat gibi konuları anlatıyor ve onların ne kadar kötü şeyler olduklarını söylüyordu.Akşam dedeme söyledim. Büyük bir coşkuyla hilafetin ve şeriatın kaldırılmasının ne kadar iyi olduğunu anlatıyordum.Dedem, hayatım boyunca şiar edineceğim bir düstur verdi bana: “Ew çi dibejin berevajiye we rast e “(onlar ne derlerse tersi doğrudur) .Eğitim sürecinin ve resmi söylemin tahribatını onarmanın ilk adımı, irfan ehli dedemden ve medreseden öğrendiğim şekliyle “kuşkuydu”. KUŞKU DUYDUM VE KENDİM KALDIM....

Çevirmen İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Vahdettin İnce'nin hayatının bazı bölümlerine tanıklık edeceğimiz,çevirmenlik mesleğinin zorluklarını,güzelliklerini öğrenebileceğimiz dolu dolu bir kitap ÇEVİRMEN. Tüm bunlarla beraber,çevirisi yaptığı,kendince önemli gördüğü 4 adet kitaptan (Fizilal,El-Mizan,Barzanî,Hz.Muhammedin Hayatı)ve bu kitapları yazarken ülkenin içinde bulunduğu siyasi durumdan,kendisini ve mesleğini nasıl etkilediğinden bahsetmiş. Kürtçe ve Türkçe ana dili olmakla beraber,Arapça ve Farsça dillerini de ana dili gibi biliyor.Kelimelerin kökenlerine,hangi anlamlara geldiklerine öylesine hakim ki kendisinden tefsir yazması istenmiş. Mesleğini "Ben bir fikir teşnesiyim,tercüme benim için kaosu dayatan düzmece düzene karşı bir direniş,bir eylemlilik halidir bu yüzden" diyerek tanımlıyor. Ailesini geçindirmek için başladığı bu meslek,kelimelerin büyülü dünyası içinde kaybolduğu bir düzen haline gelmiş. Sayfa sayısı az fakat içeriği ciltli eserlere denk bir kitaptı benim için. (Yeliz Erol)

"Kitaplı bir ailede doğup büyüdüm. Hiç biri okuma yazma bilmezdi üstelik." giriş cümlesi böyle olan bir kitap nasıl güzel olmaz ki.. İçimizden bizden biri, benim, senin, babamızın, dedemizin hikayesi bu kitap.. Vahdettin İnce'nin çevirmen olma yolundaki serüvenini anlatıyor. Uzun zamandan sonra ilk defa keyif alarak okudum.. Ve iyi ki okumuşum dediklerim arasında yerini aldı . Sadece bir çevirmenin hikayesi değil aslında, bir fikrin inşası da aynı zamanda.. Bilhassa büyük İslam alimlerimizden Seyyid Kutub ve Mevdudi'yi anlamak, mücadelelerinden pay çıkarmak için okunmalı . Bilgi ve hayat birikiminin üst düzeyde olduğu bu nadide kitabı edebiyatımıza kazandırdığınız için minnettarız Beyan Yayınları. (Afife)

Çevirmen PDF indirme linki var mı?

Vahdettin İnce - Çevirmen kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çevirmen PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Vahdettin İnce Kimdir?

1961 yılında Van’ın Erciş ilçesine bağlı Dinlence köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Erciş’te, liseyi de Muş İmam-Hatip Lisesinde okudu. 1985 yılında da Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arap-Fars dilleri ve edebiyatları bölümünden mezun oldu.

İnce, Çeşitli kanallarda siyasi tartışma programlarının moderatörlüğünü yapmıştır. ''Vahdettin İnce ile GÜNDEM on4, TRT Kürdi'de Toplum ve Siyaset "Civak û Siyaset" bu programlardan bazılarıdır. Gazeteci Mehmet Ocaktan'ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı karar.com'da köşe yazarıdır. ''Kürdinsan Bir Kürt Sosyolojisi Denemesi'' isimli kitabın yazarıdır. Şimdiye kadar bir çok eserin çevirisini yapmıştır.

Vahdettin İnce Kitapları - Eserleri

  • Kürdinsan
  • Çevirmen
  • Kürtler Kimdir
  • Kürdüm OHAL'de Türküm
  • Kürtleri Bekleyen Tehlike

Vahdettin İnce Alıntıları - Sözleri

  • Kürtler bu coğrafyanın kadim bir halkıdır her bakımından bir statüyü hakkediyorlar Türkler Kürtler açısından kadirşinas bir millettir çünkü Anadolu'ya ayak bastıkları tarihten itibaren Kürtlerin hukukuna riayet etmiş kimliklerine saygı göstermiş ve Kürtlerin statülerini tanımışalardır. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
  • masum insanlar ölmesin. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
  • Sevgili Batı sana minnettarız müthiş gelişmelere sebep oldun mesafeleri yıllardan aylardan günlerden saatlere indirdin dünyanın hızına hız kattın bindiğimiz otomobil uçak tren ve daha nice ulaşım aracı senin eserin hakkını nasıl öderiz bilmiyorum insanlığı kırıp geçiren nice hastalığın kökünü kuruttun bunu inkâr edemeyiz en yanık türkülerin yakılmasına sebep olan verem hastalığını yendin daha ne diyeyim teşekkür ederiz hepimiz kabul ediyoruz senin öncülüğünü hayata bir düzen bir plan getirdin varlığa yeni anlamlar kattın parayı biz bulduyduk ama ant olsun sen olmasaydın paranın bu kadar işe yaradığını yarayacağını imkanı yok bilemezdik. sen bizim için her alanda referans oldun düşün ki yollara tükürmeyi bile sana ayıp olur diye bıraktık sırf senin hatırın için bağrımıza taş basacağız kokoreç yemeyi de terk edeceğiz yemin ederim senin rızanı kazanmak için neleri terketmedik ki bunları mı esigeyceğiz senden! bu sözüme mushafa el basmış kadar inan bin yıllık alfabemizi mi bir gecede değiştirmedik binlerce yıllık kıyafetimizi bile çıkarıp sana benzemek uğruna acayip kılıklara girmeyi mi göze almadık bütün bunlar senin için senin o muhteşem medeniyetinin kara kaşı uğrunadır. ama son yıllarda sende acayip bir kibir gelmiş aklımızla alay ediyorsun tamam bütünsel bir akıl geliştiremiyoruz biliyorsun kucağımıza attığın sorunlarla uğraşmaktan vakit bulamıyoruz düşünmeye aklımız bölük pörçük bu yüzden herkese bambaşka bir dert takdir etmişsin de o yüzden hani. tamam birbirimizi yiyip bitiren vahşiler görüntüsünden kurtulamıyoruz en ufak bir sorunda silahları çıkarıp bitmez tükenmez bir öfkeyle birbirimize abanıyoruz kabul bedenlerimie bombalar bağlayıp kendi ocağımızı havaya uçuruyoruz bize hedef şaşırtmakta üstüne yok. bütün bunlarda hâlâ hiç sorumluluğun yokmuş gibi hâlâ bizi suçluyorsun kitabımızı dinimizi peygamberimizi sorumlu tutuyorsun bu kibrini daha ne kadar sürdüreceksin? şimdi düşümen lazım sevgili Batı biriken öfkenin ceraheti başkentlerine sıçramışken attığın taş ürküttüğün bu kurbağalarq değdi mi? nasıl insan başkasının hayatının cehenneme dönüşmesi karşılığında yarattığı cennette yaşayabilir miymiş patlayan bombaların gölgesinde sevgili Batı? (Kürdüm OHAL'de Türküm)
  • Medeniyet ise zaten değerler bütünü demektir. (Kürdinsan)
  • Resmi ideolojinin gayesi Türkçeyi öğretmek değildi, Kürtçeyi unutturmaktı. Kardeşlik fay hattında bugünlerde tanık olduğumuz kırılmalar meydana getirmekti. Yedi düvelin zedeleyemediği kardeşliği günün birinde düşmanlığa dönüştürmekti. (Kürdinsan)
  • Kürt bu, haritada göstermediğin zaman yok olmuyor! (Kürdinsan)
  • Yirminci yüzyılın en rafine asimilasyon yöntemlerine maruz kaldıktan sonra bugün hâlâ konuşuluyor olmak her dilin harcı olmasa gerek. Bir mucizedir Kürtçe. (Kürdinsan)
  • Aleviyi Sünniyi Şiiyi Kürdü Türkü Lazı bir arada yönetebilirsin ama her birini kendi özgünlüğü içinde yaşatmak koşuluyla. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
  • Tarihin tanık olduğu en büyük zulümler, büyük oranda geçmişin mağdurları eliyle işlenmiştir. (Kürdinsan)
  • Ayette buyrulduğu gibi “De ki: Kahrolun kininizden...(Al İmran Suresi 119.ayet) “. Diyeceğiz. Çünkü bizim, içeride Kürt-Türk ittifakını sağlayarak büyük islami birliğe yönelmek gibi büyük bir idealimiz var. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
  • Hz. İbrahim'in Mısır'a gitmesinin öncesinde Mısır Devleti ile Mezopotamya'da hüküm süren devlet arasında bir savaş olmuş. Hz. Hacer de, Mısırlılara esir düşmüş ve Firavun'un cariyesi olmuş bir Mezopotamyalı. ismi (Kürtçe) Agir yani Ateş. Firavun onu Mısır'a gelen ve kendisi gibi Mezopotamyalı olan İbrahim'e hediye eder. (Çevirmen)
  • Terbiye Arapça bir kelime olan "r.b.w." kökünden gelir ve arttırmak, büyütmek, beslemek, geliştirmek anlamına gelir. Çocuğu kökleri üzerine büyütmek, beslemek, geliştirmek yani. (Çevirmen)
  • "Suriye'de Irak'ta bir Kürt devletine müsade etmeyiz" demek yerine "Türkiye aynı zamanda Kürtlerin de devletidir" derseniz bunu doğrulayan bir pratiğiniz olduğu için bu söyleminiz hem Allah katına yükselir hem de insanlar nezdinde de kabul görür. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
  • Aile kelimesi arapça "a.y.l" kökünden olup sırt anlamına gelir. İnsanın sırtını dayayacağı bir ailesinin olması ne güzel. (Çevirmen)
  • Hırs, çölde yetişen ve develerin sevdiği dikenli bir bitkinin adıdır. Deve bu dikenli bitki yerken batan dikenlerin etkisiyle dili yaralanır ve kanamaya başlar. Kanın tadı devenin hoşuna gider. Yedikçe kanama artar ve en sonunda kan kaybından ölür. İnsanın aklının, öfkesinin ve şehvetinin dur durak bilmeyen sınırsızlığına bu yüzden hırs denilmiştir. (Çevirmen)
  • Barış daha iyidir. (Kürdüm OHAL'de Türküm)
  • "Tıpkı bir ev gibi dil de insanın kişiliğini, kimliğini, duygularını, sırlarını barındırır." (Kürdinsan)
  • ilk tercümem baskıdan çıkıp yayınevine geldiği gün kapağını açıp baktım. Çeviren: Vahdettin İnce yazıyordu. Burnuma gelen taze kitap kokusuyla birlikte anneannemin yılların yorgunluğundan kırış kırış olmuş yüzü belirdi gözlerimin önünde. Anneannem dul bir kadındı. Dayılarımın olmadığı zamanlarda evin ihtiyaçları için zaman zaman ilçeye giderdi. Türkçe bilmezdi. İlkokul iki veya üçüncü sınıfında artık Türkçe'yi sökmüş gibiydim. Anneannem beni beraberinde ilçeye götürmeye başlamıştı. Kürtçe bilmeyen bazı satıcılarla iletişimini ben sağlardım. Beni gösterip "bu kim?" diye soranlara da "bu benim tercümanımdır" derdi. Mütercim olacağım o zaman belliymiş. (Çevirmen)
  • ... İlkokul beşinci sınıfın tarih dersinde öğretmen halifelik ,şeriat gibi konuları anlatıyor ve onların ne kadar kötü şeyler olduklarını söylüyordu.Akşam dedeme söyledim. Büyük bir coşkuyla hilafetin ve şeriatın kaldırılmasının ne kadar iyi olduğunu anlatıyordum.Dedem, hayatım boyunca şiar edineceğim bir düstur verdi bana: “Ew çi dibejin berevajiye we rast e “(onlar ne derlerse tersi doğrudur) .Eğitim sürecinin ve resmi söylemin tahribatını onarmanın ilk adımı, irfan ehli dedemden ve medreseden öğrendiğim şekliyle “kuşkuydu”. KUŞKU DUYDUM VE KENDİM KALDIM.... (Çevirmen)
  • Mesela kelime, "k.l.m" kökünden gelir ki kök anlamı yaradır. Kelimeleri peş peşe sıraladığın zaman varlığın sert kabuğunda derin bir yara açıyormuşsun gibi. ilginçtir, yazmak demek olan "k.t.b" kökünden gelir, anlamı dikmek, toplamaktır; kelimenin açtığı yarayı diktikten sonra oradan dökülen anlamları toplamak yani. (Çevirmen)

Yorum Yaz