Müftü Yardımcısı Turgut: Ramazan ayı manevi açıdan büyük bir fırsat

GÜNDEM

On bir ayın sultanı Ramazan ayı ile ilgili açıklamalarda bulunan Şanlıurfa İl Müftü Yardımcısı Abdülhamit Turgut, Ramazan ayının manevi açıdan büyük bir fırsat olduğunu belirterek, ibadetlerin artırılması gerektiğini vurguladı.

Şanlıurfa İl Müftü Yardımcısı Abdülhamit Turgut, yaklaşan Ramazan ayı ile ilgili’ya konuştu.

Turgut, yaptığı açıklamada, Allah'ın bazı zamanları diğer zamanlara göre daha faziletli kıldığını ifade ederek, Ramazan ayının da bu fırsatlardan biri olduğunu söyledi.

Turgut, Ramazan ayına girerken ibadetlere daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirterek, özellikle namaz kılmayanların Ramazanı fırsat bilerek ibadete başlaması gerektiğini ifa etti.

Şanlıurfa'daki camilerde mukabele ve teravih namazı programlarının hazır olduğunu belirten Turgut, camilerdeki teravih namazlarına katılımın önemine de değindi.

“Mübarek aya ulaştığımız için hepimizin şükretmesi lazım”

Turgut, "Allah’a şükürler olsun ki, bizi yeniden sağlık ve sıhhat içerisinde bu mübarek aya, bu manevi iklime ulaştırdı. Mübarek aya ulaştığımız için hepimizin şükretmesi lazım. Çünkü yüzlerce kardeşimiz Ramazan ayına bir daha ulaşmak istiyordu, fakat ömürleri buna yetmedi. Rabbim vefat eden kardeşlerimizi affetsin, onları da bu ayın bereketinden ve rahmetinden mahrum eylemesin. Biliyorsunuz ki Allah Azze ve Celle bazı zaman dilimlerini, bazı gece ve gündüzleri diğer zamanlara göre daha faziletli kılmıştır. Bunun hikmeti ise alimlerimizin açıkladığı şekilde, Allah kullarını affetmek istiyor. Affetmek istediği için de kulların önüne böyle fırsatlar sunuyor. Bu fırsatlardan biri de Ramazan ayıdır. On bir ay içerisinde belki haksızlık yapmış olabiliriz, belki yanlış davranışlarımız olmuş olabilir, ibadetlerimizde noksanlıklarımız olabilir. Ramazan ayında da bunları telafi etmek, tövbe etmek ve bu manevi iklimden ziyadesiyle faydalanmaktır.” dedi.

“Orucun faydası, hem dünyada hem de ahirette yine bizlere döner”

Ramazan ayında ibadetlerde eksiklik ve noksanlıklar varsa, sünnet namazlar ihmal ediliyorsa Ramazan ayı içerisinde o eksiklerin tamamlanması gerektiğini belirten Turgut şöyle devam etti: “Bütün ümmetlerde oruç farzdır. Günleri ve zamanları farklı olsa da hemen hemen Âdem Aleyhisselam’dan bugüne kadar ve kıyamete kadar Allah orucu farz kılmıştır. Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ümmetine de on iki aydan bir ayı Ramazan ayı olarak farz kılmıştır. Tabii ki bunun birçok hikmeti vardır. Allah Azze ve Celle merhametlilerin en merhametlisidir. Dolayısıyla kullarının aç veya susuz kalmasını istemez. Eğer orucun bizim için bir faydası varsa hem dünyada hem ahirette yine bu fayda bizlere döner. Dolayısıyla muhtaç olanlar bizleriz. Eksikliklerimiz, noksanlıklarımız varsa bunları bu mübarek ayda tamamlamalıyız. Nasıl ki gıdaya ihtiyacımız var, normal gün içerisinde gıdasız kalırsak vücut zayıflar, bünye güçsüzleşir ve hareket edemeyiz; aynı şekilde manevi olarak da takviyeye ihtiyacımız var. On bir ay içerisinde zaaflarımız olabiliyorsa, bu ayda da manevi bir şekilde depomuzu doldurup hayatımıza devam etmemiz gerekir. Ramazan ayında ibadetlerimizde eksiklik ve noksanlıklarımız varsa, sünnet namazlarımızı ihmal ediyorsak, Ramazan ayı içerisinde eksiklerimizi tamamlamalı ve bu alışkanlığı devam ettirmeliyiz. Tabii ki Ramazandan sonra da bunu bir adet haline getirerek hayatımıza bu şekilde devam edelim. Rabbimiz bize bu kadar nimet vermiş, bu kadar iyilikte bulunmuşken, günde beş vakit alnımızı secdeye koymak çok mu zor.” şeklinde belirtti.

“Namaz kılmayanlar varsa, Ramazan ayı girmeden tövbe edip ibadetlerine başlamalı”

Namaz kılmayanlara çağrıda bulunan Turgut, “Bazı anketlerde de gördüğümüz gibi maalesef namaz kılanların sayısı günden güne düşüyor. Halbuki Rabbimiz bize bu kadar nimet vermişken, bu kadar iyilikte bulunmuşken, günde beş vakit alnımızı secdeye koymamız yanlış bir şey mi olur hayır. Dolayısıyla namaz kılmayan kardeşlerimiz varsa, Ramazan ayı girmeden tövbe edip ibadetlerine başlamalı ve Ramazan boyunca ibadetlerini eksiksiz yerine getirmelidirler. Ramazan ayı bittiğinde de bu ibadetlerine devam etmeleri gerekir. Eğer bir haksızlık yapılıyorsa, bir gıybet ediliyorsa, bunlardan da tövbe edip o şekilde Ramazan ayına girmek gerekir. Ramazan ayı biliyorsunuz ki manevi açıdan çok yoğun bir şekilde geçiyor. Cemaatle namaz kılmak, mukabele okumak... Özellikle de mukabelelere iştirak ediyoruz. Şanlıurfa olarak hemen hemen bütün camilerimizde mukabele yapılır.” dedi.

“Cemaatle namaz kılmaya özen göstermeliyiz”

Ramazan ayında mukabele ve teravih namazına dikkat çeken Turgut, “Mukabele, Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in döneminde bir Ramazandan diğer Ramazana kadar inen Kur’an-ı Kerim ayetlerini, Peygamber Efendimiz’in okuması ve Cebrail Aleyhisselam’ın dinlemesi şeklinde başlamıştır. Bu gelenek o günden bugüne kadar Müslümanlar tarafından sürdürülmüştür. Hatta Peygamber Efendimiz, vefat edeceği sene mukabeleyi iki defa tekrarlamıştır. Kur’an-ı Kerim’de hiçbir şüphe yoktur ki o, Allah’ın kelamıdır. Son yılda birebir Hazreti Muhammed okumuş, Cebrail Aleyhisselam da dinlemiştir. Eğer bir eksiklik olsaydı, hemen müdahale edilirdi. Allah Resulü’nün ve Cebrail Aleyhisselam’ın karşılıklı Kur’an-ı Kerim okumalarına biz mukabele diyoruz. Bu gelenek elhamdülillah bugüne kadar ihya edilmiştir. Hemen hemen bütün camilerimizde mukabele geleneğimiz var ve duyuruları yapılıyor. Diğer bir önemli konu ise teravih namazlarıdır. Mutlaka mahallemizdeki camide kılmaya çalışalım çünkü camiler için büyük masraflar yapılıyor, süslemeler ve mahyalar hazırlanıyor. O kadar masrafa rağmen camilere bakıyorsunuz, iki üç kişi ancak var. Hayırda bulunan kardeşlerimizin sadaka-i cariyesinin devam etmesi için cemaatle namaz kılmaya özen göstermeliyiz. Bunun yanında cemaatle namaz kılmanın sevabı da büyüktür. Peygamber Efendimiz, “Her kıldığımız namaz yirmi yedi kat sevap kazanır.” buyuruyor. Dolayısıyla çocuklarımızla birlikte teravih namazına iştirak edelim ki onlar da bu manevi ruhu alsınlar ve Ramazan’ın coşkusunu hep birlikte yaşayalım.” ifadelerini kullandı.

“Kardeşlerimiz, bu manevi iklimden en iyi şekilde faydalanmalı”

Şanlıurfa Müftülüğünün Ramazan ayı hazırlıklarına değinen Turgut, “Her insanın kendisini manevi olarak hazırlaması gerekir. Bizler de Şanlıurfa İl Müftülüğü olarak bu konuda hazırlıklarımızı tamamladık. Hemen hemen her ilçede birkaç camide hatimle teravih namazı kılınacak. Hafız olan hocalarımız, Kur’an-ı Kerim’i baştan sona kadar her gün bir cüz okuyarak hatimle teravih namazı kıldıracak. Camiler belirlendi, duyurular yapıldı. Mukabeleler hemen hemen bütün camilerde yapılacak ve vakitleri belirlendi. Merkezi camiler olan Dergâh Camisi, Eyüp Peygamber Camisi gibi büyük camilerde öğle namazından sonra ve ikindi namazından önce meal dersi ve sohbetler düzenlenecek. Vaizlerimiz bu konuda görevlendirildi. Her namaz öncesi veya sonrası kısa da olsa bir vaaz ya da sohbet verilecek. Bizim isteğimiz, Şanlıurfa’daki kardeşlerimizin bu manevi iklimden ve manevi ziyafetten en iyi şekilde faydalanmalarıdır.” diye konuştu.

“Dualarımızda Gazze’yi unutmayalım”

Soykırım altındaki Filistin meselesi hakkında konuşan Turgut son olarak şunları aktardı: “Gece yatağımıza girdiğimizde, Gazze’deki kardeşlerimizi unutmamamız lazım. Onların ne evi ne barkı ne de ısınacak bir sobaları var. Hiçbir şeyleri yok. Dolayısıyla bu kardeşlerimizi unutmamak, özellikle Ramazan ayında yardım gönderen kardeşlerimizi, vakıflarımızı ve derneklerimizi desteklemek çok önemli. Güvendiğimiz bir vakfa mutlaka hem maddi hem de manevi açıdan katkıda bulunalım ve dualarımızda Gazze’yi unutmayalım. İnşallah.”