Mardin'de İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi
Mardin'de İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi. AK Parti Ankara Milletvekili, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Mardin'de Cuma namazı çıkışında cami önünde düzenlenen protestoya katıldı. Oktay, "Biz nerede insanlık zulüm altındaysa dinine, rengine, ırkına bakmadık. İnsanlığın yanında olduk. İnsanın yanında olduk. İnsanı sevdik. Yaradan dan ötürü sevdik" diye konuştu

Mardin'de İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi.
Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde merkez Artuklu ilçesi Şakir Nuhoğlu Camisi önünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar, Türkçe, Arapça ve Kürtçe "Kudüs ve Gazze Ümmetin İman ve İzzet davasıdır" yazılı pankart açtı.
İsrail karşıtı slogan atan grup, sık sık tekbir getirdi.
AK Parti Ankara Milletvekili, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Mardin'de Cuma namazı çıkışında cami önünde düzenlenen protestoya katıldı.
Burada açıklamalarda bulunan Oktay, Mardin'den yükselen sesin insanlığın sesi ve haykırışı olduğunu söyledi.
100 yılı aşkın bir süredir yoğun bir şekilde Müslümanların Filistin'de yok edilme hareketinin olduğunu belirten Oktay, "Ama özellikle İsrail'in kuruluşundan sonra 1946'lardan başlayarak çok daha sistematik bir soykırımın yürüdüğünü görüyoruz. Baktığımızda her defasında da farklı bir gerekçe. Dün Filistin kurtuluş örgütüydü. Bugün Hamas, yarın başka bir gerekçe olacak. Ama biz biliyoruz ki bunların hiç birisi asıl gerekçeler değil. Asıl gerekçe İsrail'in vaat edilmiş topraklardaki yayılmacı hakimiyet arzusudur. Biz Türkiye olarak Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak cumhurbaşkanımızın başkanlığında her platformda her ortamda sonuna kadar sesimizi yükselttik. Bugünden sonra da yükselteceğiz. 51 bin insanın katledilmesi soykırımına ses çıkarmayan tek dişi kalmış canavar diye rahmetli şairimiz Mehmet Akif'in ifade ettiği gibi ve bugün de aynen gerçek olduğunu gördüğümüz batı medeniyetinin çifte standardını bugün de ne yazık ki şahit oluyoruz." diye konuştu
On binlerce insanın öldürüldüğü kadın, erkek, çocuk, günahsız sivillerin katledildiği yüzlerce gazetecinin kendi görevlerini yaparken katledildiğini ifade eden Oktay, İsrail'in ve İsrail'in destekçilerinin Filistin'i Filistinsizleştirme evresine geçtiklerini gördüklerini belirtti.
Oktay, şunları kaydetti:
"Filistin’i Filistinsizleştirme projelerine şahit oluyoruz. 1946 ve 1947’de tamamı Filistin toprakların. bugün neredeyse tamamına yakınının İsrail olduğu ne de Filistin’in neredeyse yok olduğu sadece bir şeritte Gazze’nin ve içeride de Batı Şeria’nın kaldığı Kudüs’ün içinde bulunduğu bir bölgenin dahi paramparça edildiği gözler önünde. Gazze’nin ve Batı Şeria’nın da işgal edilerek Filistin’deki çözümün Filistinlilerden temizlenerek sözde sürgüne gönderilerek soykırımın son aşamasına geçildiğini görüyoruz. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bu insanlığın katledilmesi olayıdır. Hükümetler sessiz kalsa bile işte şunu da görüyoruz ki batı da dahil dünyanın her yerinde insanlığın sesinin yükselmeye başladığını görüyoruz. Ancak burada demokrasi diye bağıranlar her türlü şeyi söylemelerine rağmen ‘nerede demokrasi’ diye bağıranlar, ‘orada 51 bin insanı öldürdünüz yeter’ diyen 15 bin kişiye ‘siz bizim demokrasimizi yok edeceksiniz. Siz bizim ülkemizi yok edeceksiniz’ diye seslerini kesen bir batı medeniyeti görüyoruz. Siyonizmin adına da Yahudi karşıtlığı dediler. Siyonizmin Yahudi karşıtlığıyla bir alakası yoktur. Biz millet olarak da hiçbir zaman da Yahudi karşıtı olmadık. Biz nerede insanlık zulüm altındaysa dinine bakmadık. Rengine bakmadık, ırkına bakmadık, insanlığın yanında olduk. İnsanın yanında olduk. İnsanı sevdik. Yaradan dan ötürü sevdik. Batıya bakıyoruz ki ya Ukrayna’da olduğu gibi rengine bakıyor, gözünün rengine veya saçının rengine, ‘Suriye’de ne olursa olsun önemli değil ama Ukrayna’dakiler bize benziyor, kurtarmamız lazım’ gibi bir ayrım yapmakta. İşgalci ABD, katil Netanyahu ile sahilde güneşlenme pozu verecek kadar da alçakça ileriye gidebiliyorlar. Biz böyle bir medeniyetin mirasçıları değiliz. Biz insanlık adına buna karşı çıktık ve insanlık adına da karşı çıkmaya devam edeceğiz. Cenab-ı hak, bu zalimlere inşallah fırsat vermez. Ne yazık ki Türkiye'deki içerdeki gelişmeler ve çevremizdeki olaylar ateşkes anlaşmasının da tekrardan İsrail tarafından bozulması ve yeniden katliamın başlaması yine okulların bombalanması, camilerin bombalanması, hastanelerin bombalanması sivillerin bombalanması ve Filistinlilerin sürgün edilmesine yönelik İsrail'in soykırımı bütün şiddetiyle devam ediyor. Bizim çevremizdeki hiç bir olay bu zulmün duyurulmasına, bu zulme sessiz kalmamıza rıza göstermemize ve sessiz kalmamıza müsade etmemeli"
Mardin STK Platformu Dönem Sözcüsü Necmettin Başboğa, ise, İsrail'in Filistin'e bomba yağdırmaya devam ettiğini söyledi.
İsrail'in çocuk, bebek, kadın ve yaşlı demeden sivilleri katlettiğini anımsatan Başboğa, "Havadan, karadan ve denizden tamamen kuşatılan ve her türlü gıda ve ilaç gibi temel insani ihtiyaçları bile sağlamasına izin vermeyen İsrail’in vahşi ablukasına rağmen; Filistinli kardeşlerimiz zillet içinde teslim olmak yerine izzet içinde direnmeyi ve şehadeti seçtiler. Tarihte çok önemli savaşlar vardır. Bu savaşlar kader anı gibidir. Sonucu Ya İstiklal, ya da yok olmaktır. Bedir, uhud, Hendek gibi.. Mute ve Çanakkale destanı gibi. Gazze direnişi de bunlardan biridir. Gazze direnişi, İmanın, vicdanın ve cesaretin destanıdır. Gazze direnişi, hakkın, hukukun, özgürlüğün ve iradenin şahlanışıdır. Gazze, dünyadaki bütün mazlumların ilham ve cesaret örneğidir. Gazze düşmemeli, Gazze işgalci ve soykırımcı siyonistlere teslim edilmemelidir." dedi
"Bütün dünyanın bütün coğrafyalarında, bütün toplumların bütün insanlarında İsrail’e lanet ve Gazze’ye destek için ses vermeliyiz" diyen Başboğa, Siyonist İsrail’in işgal ve saldırganlığına destek çıkan firma ve ürünleri boykot etmeye devam edeceklerini vurguladı.
Başboğa, şöyle devam etti:
"Siyasi, ekonomik, askeri, teknolojik ve beşeri bütün alanlarda İsrail’in izole edilmesi, yalnızlaştırılması ve cezalandırılması için çok yönlü çalışmalar yapılmalıdır. Netanyahu İnsanlık suçu işlemiş, savaş suçlarının tümünü açıkça ve defalarca icra etmiş ve soykırımcı olarak Uluslararası Adalet Divanı tarafından mahkum edilmiştir. Dünyanın neresinde yakalanırsa Adalete teslim edilmelidir. Oysa maalesef, Katil Netanyahu Macaristan’a elini kolunu sallayarak rahatça gidebiliyor ve dolaşıyor. Bu affedilemez bir cürümdür. Bu uluslararası hukuka ve kurumlara hakaret demektir. Macaristan hükümeti ve başbakanı Orban’ı bu nedenle kınıyor ve bir an önce bu yanlıştan dönmeye davet ediyoruz. Ey Islam ülkeleri ve ey Müslüman halklar! Sizler, bizler sustukça ve tepkisiz kaldıkça, soykırımcı vahşi İsrail masum kardeşlerimizi katletmeye devam edecektir. Bu vebal, bu günah, bu cürüm hepimizi helak edecektir. Zulme rıza zulümdür. Mardin STK Platformu olarak sizlerin ve şehrimizin sesi olmaya ve ortak hissiyatımızı haykırmaya devam edeceğiz. Gazze’ye selam ve sabır ile muvaffakiyetler dilerken; İsrail ve işbirlikçilerini lanetliyoruz."
Açıklamaların ardından Emekli İmam Hasan Yenigün dua okudu.
Protestoya, AK Parti Ankara Milletvekili, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu, Hüda Par Mardin İl Başkanı İsmail Çevik, AK Parti Artuklu İlçe Başkanı Yavuz Geylani Çaltekin, Mardin Müftüsü Enver Türkmen, Sivil toplum kuruluşları üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Editör: Beşir Şavur