Hz. Mehdi ile ilgili hadisler..
Hz. Mehdi ile Merak edilenler yaşanan bir takım olayların Hz. Mehdi yeryüzüne geldi mi ? Sahte mehdilere dikkat ! İŞTE gibi sorularla gündeme gelen Hz. Mehdi ile merak edilenler... Sayfamızda
Muhammed bin ʿAbd Allâh ''(Nefs’üz-Zekiyye)'' ile karıştırılmamalıdır.
Muhammed el-Mehdî ile karıştırılmamalıdır.
Mehdi (Abbasi) ile karıştırılmamalıdır.
Mehdi (Fatımi) ile karıştırılmamalıdır.
"Ya Mehdi" hattı
Mehdi (Arapça: المهدي), İslam'da ahir zamanda geleceğine ve İslam'ın dünya hakimiyetini gerçekleştireceğine inanılan kurtarıcı kişidir. "Kendisine rehberlik edilen", Allah tarafından yol gösterilen, hususi ve şahsi bir tarzda Allah'ın hidayetine nail olan (hidayete erdirilen) kişi manasındadır. İnanç Kur’an'da yer almamakla birlikte bazı ayetlerin yorumları, hadisler ve dini önderlerin sözleri üzerinden değişik İslam coğrafyalarında kendisine yer edinmiştir.
Mehdi, Mesih, Deccal, Süfyan gibi karakterler erken İslam tarihinde, iktidar olma savaşı veren Kufe merkezli Alioğulları (Ehl-i beyt), Horasan coğrafyasından siyah sancaklı Abbasiler ve Ebu Süfyan soyundan gelen Şam merkezli Ümeyyeoğulları (Emeviler) gibi guruplar arasında, çıkış yerleri olarak o günün güç merkezlerini işaret eden, toplumda kendilerine yer edinme adına, iyi karakterlerin kendi içlerinde, kötü karakterlerin ise rakiplerinde aranması yönünde, haklarında çok sayıda hadis uydurulan, dönemin dinsel-politik figürleri olarak ortaya çıktılar. Daha sonraki dönemlerde ise birtakım dini guruplar, bu figürlerin gerçek anlamda var olduğuna inandılar ve onları inanç esaslarına dahil ettiler. Bu veya benzer deyim ve tiplemeler İslam dünyasında günümüze kadar devam etmiş, dini guruplar kendi liderlerini mehdi, mesih gibi kurtarıcı, rakiplerini ise deccal, süfyan gibi aşağılayıcı sıfatlarla anmaya devam etmişlerdir. O kadar ki, Abbasoğulları veya Alioğullarının Mehdi figürüne rakip olarak, Emeviler, iyi bir karakter olan kurtarıcı Süfyan figürünü ortaya sürdüler. Ancak Abbasi veya Ehli beyt taraftarları kısa sürede yeni hadislerle bu figürü (Süfyan) kötü bir karaktere çevirmeyi ve Emevileri alt etmeyi başardılar. Yine politik-dini bir figür olarak Mesih bir gece sabaha karşı "Emevi başkenti" olan Şamda beyaz Minareye iner, Mehdi ile birlikte namaz kılarlar ve güçlerini birleştirerek deccal ile savaşırlar.
"Mehdilik konusu", kaynaklarda deccal, süfyan, melhame, ahir zaman ve kıyamet gibi eskatolojik korku mitleri ile birlikte işlenmiştir. İmam Suyutiye göre Ashab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacaktır.
Arapça
Arapça: المهدي
Çevriyazı
al-mahdī
Anlamı
Doğru yolda olan, hidayete ermiş olan.
Kurtarıcı inancı dinler tarihinin ortak paydası olarak görülmektedir. Bazı yazarlar, İslam'daki Mehdî inancının kökenlerini Mecusîlik gibi Fars inançlarında ararken diğer bazıları da bunu Yahudi-Hristiyan geleneğindeki “Mesih” öğretisine alternatif oluşturma amacına bağlarlar. Ancak tarihsel olarak Mecusi inancı daha eskiye dayandığı için, Mesih inancını geliştiren Yahudîler’in de, bu düşüncelerini Babil sürgünü zamanında dönemin etkin dini Mazdeizm’den almış olması muhtemeldir.[kaynak belirtilmeli]
Şiiliğin inanç esaslarından sayılan Mehdi inancı, akademik çevrelerde pek fazla itibar edilmese de tarih boyunca olduğu gibi tasavvuf ve tarikat merkezli, kendi liderlerini Mehdi, cemaatlerini de Mehdinin cemaati olarak görmek isteyen Sünni toplumlarında da yaygın kabul ve etki gücüne sahiptir.
İslâm tarihinde birçok kişi Mehdi olarak görülmüştür. Bunlardan ilkinin de Ali olduğu ifade edilmektedir. Daha sonra oğlu Muhammed bin Hanefiyye de bir grup tarafından Mehdi olarak kabul edilmiştir. Öte yandan Ömer bin Abdülazîz için de Mehdi sifatının kullanıldığını görmekteyiz. Keza Muhammed en-Nefsüzzekiyye bizzat babası tarafından Mehdi unvanıyla takdim edilmiş ve Mehdi olduğu söylenmiştir. Yine Abbasi halifesi Muhammed el-Mehdî bin Abdullâh Mansûr da babası Mansur tarafından Mehdi olarak sunulmuştur. (Mehdilik iddiasında bulunanlar listesi)
Dini kaynaklar
Mehdi ile ilgili Kur'anda doğrudan bir ayet bulunmamakla birlikte bazı ayetler mehdiye inanan grup ve kişiler tarafından mehdi veya mehdi devri ile ilişkilendirilir.
Mehdi hadisleri
Ana madde: Hadis
Hadisler Muhammed'in ölümünden sonraki yüzyıllar içerisinde, bir ravi zinciri ile Muhammed'e isnad edilen sözlerin toplanıp yazıya geçirilmesi ile oluşturulan İslam sözlü kültür ürünleridir. Bu sözlerin Muhammed'e aidiyetleri ve dini anlamda güvenilirlikleri değişik tartışmaların konusu olagelmiştir. Mehdi ile ilgili hadislerin oy birliği ile uydurma kabul edilen hadislerden olduğu bazı kaynaklarda kaydedilmektedir. Malik b. Enes, Buhârî ve Müslim'in Mehdi kelimesinin geçtiği rivayetlere yer vermediği de belirtilmektedir.
Hadislere göre Mehdi kadar, Mehdi’nin talebeleri de üstün kişilerdir. Her grupta bu üstünlükleri elde edebilmek ve kendi liderinin Mehdi olduğunu ispat edebilmek için binlerce hadis uydurulmuştur. Bu yüzden Mehdi’nin dış görünüşü, yapacakları ve çıkacağı yer hakkında birbiriyle çelişen çok sayıda hadis vardır; Bir hadise göre Mehdi Şam’dan, diğerine göre Kufe’den, bir diğerine göre İstanbul’dan, yine bir başka hadise göre ise Medine’den çıkacaktır.
- Horasan tarafından gelen siyah sancaklılara katılın. Onların içinde Allah'ın halifesi Mehdi vardır. (Abbasoğulları) [Hakim, İ.Ahmed, Deylemi]
- Bazı hadis rivayetlerine göre Mehdi, ehl-i beyt’tendir ve Fâtıma soyundandır.
- Kıyâmetin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt’imden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o yeryüzünü adaletle dolduracak.
-"İnsan ona gelecek ve "ey Mehdi! Bana da ver, bana da ver!" diyecek; Mehdi de onun esvabını taşıyabildiği kadar dolduracaktır."
-Ebu Said El-Hudri'den rivayet edilmiştir; dedi ki: "Peygamberimizden sonra bir hadise baş göstermesinden korktuk ve Resulullah'a sorduk, buyurdu ki: Ümmetimde Mehdi vardır; çıkacak ve beş veya yedi veya dokuz -şübhe eden, ravilerden Zeydi'dir- yaşayacaktır." (Tirmizî) - Ehl-i beyt'imden bir zat yeryüzüne hakim olmadıkça kıyamet kopmaz. Onun alnı açıktır, kemer burunludur. Yeryüzü zulümle dolu iken, o, Dünya'yı adaletle doldurur. İdaresi yedi yıl sürer. (Müslim)
-"Allah Resulu buyurdu: İmamınız aranızda olduğu halde, Meryem oğlu nazıl olduğu zaman haliniz nasıl olacak
-"Allah Resulu: Ümmetimden her zaman Kıyamet gününe kadar hak yolunda savaşan bir grup olacak. İsa bin Meryem inecek ve Müslümanların emiri ona söyleyecek: "Namazımızı kıldır" O söyleyecek: "Hayr. Sizlerden bazınız diğerine emirdir. Bununla Allah bu ümmeti üstün etmiştir."
- Ümmetim yağmur gibidir, sonu mu, yoksa başlangıcı mı hayırlıdır, bilinmez. Evveli ben, ortası Mehdi ve sonu Mesih olan bir ümmet, asla helâk olmaz. (Tirmizî)
Ayrıca bakınız: Mesih, Deccal ve Süfyan
Tarihsel gelişim
Mehdi deyimi "bir inanç olarak" tarihte ilk kez Keysanilik hareketinde ilk imam olarak bilinen Ali'nin oğlu Muhammed bin el-Hânifîyye için kullanılmıştır. Ayrıca Haris b. Süreyye, Abdullah bin Zübeyr, Ali’nin kölesi Keysan, oğlu Hüseyin, Abdullah bin Zübeyr, Muhtar es Sakafiye bağlı Ali, Emevi halifesi Süleyman bin Abdülmelik ve Yezid'in oğlu Ebu Muhammed için de mehdilik iddia veya isnadları bulunmaktadır.
Ayrıca Mehdilik İbrahim'e, Muhammed'e, Dört Büyük Halife'ye ve Abbasiler'in 34. halifesi olan Nasır'a da atfedilen sıfatlardandır.[kaynak belirtilmeli] Emeviler'in son döneminde Mehdi inanışı yayılmıştır. Abbasiler bu inanıştan istifade ederek Emeviler ile mücadele etmiştir. Bu durum Abbasilerin 3. halifesi olan Muhammed ibn Mansûr'a da "el-Mehdi" lâkabı ile yansıtılmıştır.
Müslümanlar, değişik kurtarıcı fikirlerinden etkilenmiş olsalar da, kendi sosyal şartlarına uygun olarak farklı bir Mehdî profili (veya profilleri) ortaya koydular. Şiî önderler yeni bir kurtarıcı beklemek yerine, On İkinci İmam’ın ölmeyip Gayba'ya girdiği ve ileride yeniden ortaya çıkacağını ileri sürdüler. Şiîlikte Mehdîlik iddiaları, ileride gelecek bir Şiî hükûmetin sembolü olarak kullanılmaktaydı. Fakat sonraları Şiî ekol Mehdî'yi gerçek manada anladı ve İmamiye kolu onu beklemeyi bir inanç esası haline getirdi. Mehdî’ye birçok vasıflar yükleyerek, hakkında rivayetler uydurdular. Yüzlerce sayı ile ifade edilebilecek bu rivayetler günümüzde sünnni kesim tarafından da makbul sayılan pek çok kaynakta yer almaktadır. İnanç hicri 3. Yüzyılın sonlarından itibaren İslam dünyasına yerleşmiştir.
Mehdicilik hareketleri
İbn Tumart, Tevhid'e ağırlık veren ve Malikî mezhebini eleştiren hareketi başlatarak 1121'de kendini Mehdi ilan etmiş ve Murabıtları yıkmayı amaçlamıştır. 1130'de İbn Tumart ölmüş ve ardından Abdül Mumin tarafından Muvahhidler kurulmuştur.
Dünyada Mehdîci hareketlere dayanan diğer isyanların meydana geldiği ülkeler ve yılları; Kuzey Nijerya (1804), Hindistan (1820, 1828 ve 1880), Java (1825), İran (1844), Cezayir (1849, 1860 ve 1879), Senegal (1854), Sudan (1881) ve Somali.
Osmanlı'da Mehdîci hareketler olarak kabul edilen Rafızî isyanları önemli yer tutmaktadır. Bu hareketlerin ilk örnekleri 1240 yılındaki Babai Ayaklanması, son örneği ise 1665 tarihindeki Seyyid Abdullah isyanıdır. 1511 deki Şahkulu isyanı, 1520’de Bozoklu Celal ve 1527 tarihli Şah Kalender isyanları ihtilalci Mehdîci hareketlerin önemlileri olup 1525-1528 tarihleri arasında Adana ve Orta Anadolu’da ortaya çıkan küçük çaplı hareketler de vardır. İsyan önderlerinin tamamına yakını, müritleri tarafından şeyh olarak görülen, kendilerini Mehdî ilan etmeden evvel, bir mağaraya çekilerek uzun bir süre inziva hayatı yaşayan, inzivadan çıktıktan sonra Allah ile temas kurduklarını ve O’nun kendisini görevlendirdiğini açıklayarak ayaklanmayı başlatan kişilerden oluşur. Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman ve IV. Murad da Mehdî-i ahir zaman olarak vasıflandırılmışlardır.
Yakın tarihte Mehdilik iddiasında bulunan kişi ve gruplar
Muhammed Ahmed, Sudanlı Sufi şeyhi, kendisinin Mehdilik iddiasını temel alan Mehdi hareketinin kurucusu
Muhammed Ahmed
Muhammed Ahmed, 1881'de kendisini Mehdi ilan ederek Mısır ve İngiliz sömürge yönetimine isyan etti. Bugün hala takipçileri var.
İslam Milleti
Elijah Muhammed Mehdi olduğunu iddia etmişti.
Babîlik
Ana maddeler: Şeyhîlik, Babilik ve Seyyid Ali Muhammed
Câferîler'in Şeyhîlik koluna bağlı Seyyid Ali Muhammed'in 1844 yılında Mekke'de Hac yaptığı esnada kendisini Mehdi ilân etmesiyle ortaya çıkan dinî bir akımdır.
Bahaîlik
Ana maddeler: Bahaullah ve Bahaîlik
Bahaîlik, İran'daki Babilik akımından ortaya çıkarak Bahaullah tarafından Mehdi inancı temeli üzerine kurulmuş olan yeni bir dindir.
Ahmediyye hareketi
Mirza Gulam Ahmed, Ahmediye hareketine göre Mesih ve Mehdi
Ana madde: Ahmedîlik
Mirza Gulam Ahmed, Pakistan kökenli, Kadıyanilik olarak da isimlendirilen Ahmediye hareketine göre Mesih ve Mehdi'dir. Ahmedîlik bu konuda Mesih ve Mehdi'nin tek ve aynı kişi olduğunu ifade eden hadisleri öne çıkartmıştır.
Mirza Mesih ve Mehdiliğinin yanında Krişna'nın en son avatarı olduğunu da iddia etmiştir.
Risale-i Nur ekolünde
Gülen Cemaatine mensup olduğu iddia edilen dönemin 18. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi İlhan Karagöz çıkarttığı mahkeme kararı ile Gülen'i "Mehdi" ilan etmiştir.
Nur Cemaati, yaşanılan zaman diliminin ahir zaman olduğu, bu zamanda komünist-materyalist felsefenin (maddiyyunluk) ilmi de arkasına alarak imana karşı büyük bir yıkım (deccaliyet) faaliyeti içerisinde olduğu, bu zamanda en önemli görevin "hizmet-i imaniye ve Kur'aniye" adı verilen Risale-i Nur yoluyla iman kurtarma olduğuna ve bu hizmetin Mehdi’nin birinci ve en büyük görevi olduğuna inanır. Onlara göre Mehdi'nin diğer görevleri ise imanın hayata geçirilmesi, Hilâfet'in ihyası ve şeriattır.
Mehdi’nin kim olduğu konusunda ise değişik görüşler vardır. Nurcuların bir kısmı "Ahir Zamanın Büyük Mehdisi" olarak Said Nursi'ye inanırlarken bir kısmı ise Mehdi’nin Said Nursi'den sonra gelecek ve yaşayacak bir şahıs olduğuna inanmaktadırlar.
Fethullah Gülen, kendisinin Mehdilik konusunda bir iddiasının bulunup bulunmadığı bilinmiyor. Ancak kendisinin gerçekte 27 Nisan 1942 olan doğum tarihinin yerine Nurcular arasında Deccal olarak kabul edilen Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm tarihi olan 10 Kasım 1938'i ileri sürüyor ve Deccal öldü, Mehdi doğdu inancına telmihte bulunuyor.Yine dini anlamda en yüksek payelerden olan kendisinin "Allah ile görüşme" iddiası bulunmakta, bir kişinin çevresi onun Mehdi olduğuna inansa ve kendisi de buna kanaat getirse bile bunu ilan etme gibi bir görevinin bulunmadığını söylemektedir. Kendisi ve yakın çevresinin sır olarak saklanan bir başka inancı ise Fetullah Gülen'in Mehdiliğine inanılmasıdır.
Harun Yahya takma adıyla da tanınan Adnan Oktar
Adnan Oktar'ın müritlerine, hadislerde sözü edilen kutsal kişi Mehdi olduğunu ima ettiğine ve onları buna inandırdığına dair bazı iddialar bulunmaktadır.
Oktar, bir röportajında Mehdilik iddiasında bulunduğunu reddetmiştir. Ancak aynı röportajında "Mehdi'nin Mehdi olduğunu söylemeyeceğini, bir insanın Mehdi olduğunu söylemesi halinde dinden çıkacağını, Mehdi hakkındaki hadislerle 'tam bir uyum' içinde olduğunu, Mehdi'nin tarifinin kendisine 'tıpatıp uyduğunu', yine de tüm bunların bir tesadüf olabileceğini" belirtmiştir. Adnan Oktar'a göre Mehdilikle ilgili 200 hadis kendisine tıpatıp uymaktadır. Ayrıca O’na göre Mehdi'nin ismi Adnan, çıkış yeri de İstanbul olabilir. Adnan Oktar, cemaate ait bir sitede yayınlanan başka bir röportajında, Mehdi ve İsa'nın yeniden geldiklerini, şu an "dinsizlerin, materyalistlerin ve müşriklerin, siyasi ya da başka şekillerdeki saldırılarından korunmak için gizlendiklerini" ileri sürmüştür.
Sahte mehdilere dikkat
Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor:
Mehdi, benim neslimden ve (kızım) Fâtıma’nın evlâtlarındandır. (Ebû Dâvûd-İbni Mâce-Hâkim-Taberânî) Her dönemde yalancı peygamberler ve yalancı evliyalar ortaya çıktığı gibi kuşkusuz yalancı mehdiler de ortaya çıkacağından, Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi uyarıyor ve gerçek Mehdi’nin, ancak kendi temiz neslinden ve kızı Hz. Fâtıma’nın evlâtlarından (torunlarından) olacağını haber veriyor. Bu hadîs-i şerîfe göre, soyu Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in temiz nesline dayanmayan ve kızı Hz. Fâtıma’nın evlâtlarından (torunlarından) olmayan kimse gerçek mehdi değildir.
Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor: Mehdi’nin adı, benim adım (gibi Muhammed) ve babasının adı babamın adı (gibi Abdullah) olacak. (İbni Asâkir) Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) önceki hadîs-i şerif’de gerçek Mehdi’nin soyunu, bu hadîs-i şerifde de gerçek Mehdi’nin kimliğini açıklıyor ve “Mehdi’nin adı, benim adım (gibi Muhammed) ve babasının adı babamın adı (gibi Abdullah) olacak buyuruyor.
Mehdîlik makâmı Son peygamber Hz. Muhammed’in vefatı ile peygamberlik dönemi kapandığından, Hz. Mehdi peygamber değil veli (evliya) olacak. Ancak mâkamı kutuplardan, müceddid evliyalardan üstün ve ilimde de müctehidîn-i mutlak derecesinde olacağından, sadece onun ictihadı geçerli olacak.
Peygamberlerin nebî, resûl, ulü’l-azm ve hâtemü’l-enbiya gibi farklı mâkamları vardır. Ancak hâtemü’l-enbiya mâkamı tektir ve onun sahibi sadece Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dir
Evliyaların da ricâlullah, ricâü’l-gayb, üç yüzler, kırklar, yediler, kutuplar, müceddidler ve mehdilik gibi farklı mâkamları vardır. Bunlardan mehdilik mâkamı da tektir ve onun sahibi sadece Peygamberimiz (s.a.v.) in neslinden gelecek olan gerçek Mehdi, Abdullah oğlu Muhammed’dir.Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor: (Kıyâmete yakın) yeryüzü zulüm ve fitnelerle dolduğu zaman, Allah benim neslimden adı benim adım (Muhammed) ve babasının adı, babamın adı (Abdullah) olan birini çıkaracak ve yeryüzü daha önce zulüm ve fitnelerle dolduğu gibi o da adâlet ve huzurla dolduracak.
İşte o zaman gökyüzünden yağmurlar, yeryüzünden bereketler fışkıracak, çok bolluk, bereket olacak ve (Mehdi) aranızda yedi, sekiz ya da en fazla dokuz yıl kalacak. (Taberânî) Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor: Benim ehl-i beytimden (neslimden) yüzü nurlu ve burnu yumru biri yeryüzüne hâkim olmadıkça kıyâmet kopmaz. Ondan önce yeryüzü zulümle dolduğu gibi o da adâletle doldurur ve yedi sene hüküm sürer. (Müslim-Ahmed İbni Hanbel-Ebû Ya’lâ)
Kıyâmete yakın yeryüzü zulüm ve fitnelerle dolduğu, terör olayları arttığı ve din düşmanlarının egemen olduğu bir zamanda, Allah (c.c.) Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in neslinden, kızı Hz. Fâtımâ’nın evlâtlarından ve Hz. Hüseyin’in torunlarından, adı Muhammed ve babasının adı Abdullah olan büyük bir veliye mehdilik görevini verecek ve onu yeryüzüne hâkim (egemen) kılacak.
En kuvvetli görüşe göre Hz. Mehdi Mekke’de ortaya çıkınca bütün evliyalar ona tâbi olacak ve Eshâb-ı Kehf de uykudan uyanıp mağaradan çıkacak ve ona yardımcı olacak. Yüce Allah’ın takdir ettiği vakit gelince ve Hz. Mehdi ortaya çıkınca, âdeta Asr-ı saadetteki gibi mânevî bir atmosfer oluşacak ve yeryüzündeki bütün müslümanlar tek devlet olacak. Müslümanlar Hz. Mehdi’nin etrafında birleşip tek devlet ve tek yumruk olunca, siyonizm belâsı ortadan kalkacak ve yeryüzüne gerçek adâlet, huzur ve mutluluk gelecek. Hz. Mehdi kesinlikle sadece bir cemaatin ya da bir grubun değil, bütün İslâm âleminin lideri ve yeryüzünün egemeni olacak.