Ebru Ojen kimdir? Ebru Ojen kitapları ve sözleri
Yazar Ebru Ojen hayatı araştırılıyor. Peki Ebru Ojen kimdir? Ebru Ojen aslen nerelidir? Ebru Ojen ne zaman, nerede doğdu? Ebru Ojen hayatta mı? İşte Ebru Ojen hayatı...

Yazar Ebru Ojen edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ebru Ojen hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ebru Ojen hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ebru Ojen hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...
Tam / Gerçek Adı: Ebru Ojen Şahin
Doğum Tarihi: Kasım 1985
Doğum Yeri: Malatya, Türkiye
Ebru Ojen kimdir?
Ebru Ojen 1985 tarihinde Malatya’da doğdu.
Dokuz Eylül Devlet konservatuvarı Opera Ana Sanat Dalı Bölümünden 2010’da mezun oldu.
2014 te yayımlanan ilk romanı Aşı ile beğeni topladı. Ardından büyük edebiyat jürisi (Selim İleri, Ömer Türkeş, Latife Tekin, Semih Gümüş, Ayfer Tunç, Doğan Hızlan, Metin Celal, Handan İnci, Seval Şahin, Kemal Varol) tarafından geleceğin en iyi 10 yazarı arasında gösterildi.
Yazar daha sonra 2017’de Et Yiyenler Birbirini Öldürsün
2020’de Lojman adlı iki roman daha yazdı.
Ebru Ojen Kitapları - Eserleri
- Lojman
- Aşı
- Et Yiyenler Birbirini Öldürsün
Ebru Ojen Alıntıları - Sözleri
- Belki de insan olmak diye bir şey yoktu, insan olunamıyordu. Önce kavram bulunmuş, sonra da bu keşfe bir değer yüklenmişti. (Lojman)
- Başkasının acısı karşısında ne yapacağını bilemez ve çaresizleşirdi insan. Oysa kendi acısı, bildiği, tanıdığı bir düşmandı. Tanıdığı şey ne derece kötü olursa olsun her zaman gücü olabilirdi direnmeye. (Aşı)
- “İçinde olduğum zaman ayaklarımın altından kayıp gidiyordu.” (Aşı)
- Ancak bir yazar olsam ihanet edebilirdim sırrına. Çünkü yazarların ihaneti günahtan sayılmaz. Onlar sadece acı çekenlerin anlayacağı bir dilde yazarlar gerçeği. (Et Yiyenler Birbirini Öldürsün)
- Sonsuz bir yere doğru savruluyordu dünya.Yerinde kalmakta direnen tek şey insanlardı. Hiç sarsılmayacağına garanti veren bir toprağa köklenmişlerdi. (Aşı)
- Sevmek, şefkat duymak ona göre, uydurulmuş, insanları karanlık bir cehalete sürükleyen, korkunç zincirlere bağlayan kelimeler, duygulardı. (Lojman)
- Tek başına bir boka karar veremezler çünkü. Birisi olsun tepesinde, sürekli bağırsın, emirler versin... Tek başına olmaktan korkar bu Azmi gibiler. Yalnız kalmaktan, herkesin dışında bir yerde olmaktan tırsarlar. Korkak adamdan da hayır gelmez. Memleketin %90'ı korkak olmasa bu halde olmazdık. (Et Yiyenler Birbirini Öldürsün)
- “Hayatın elinden aldığı her şeyi ve geleceğini boşverdiği anı düşünmek, güzel bir şiir gibi akışkan ve dinlendiriciydi.” (Aşı)
- "Kendisi ve halkı gerçekten özgür olana kadar gülmeyeceğine yemin etmişti. Doğduğu topraklarda ölüm bile canlı kalmak zorundaydı. Unutmamak ve özgürlüğün tadını bir gün doyasıya çıkarabilmek için..." (Aşı)
- Kızına karşı, uzaktan geçen bir yabancıya duyduğu hisleri besliyordu. Onları beslemek zorunda hissetmemek, kabahat sayılmamalıydı. Neden insan yavruları tıpkı hayvanlarınki gibi dogduklarından birkaç ay sonra başlarının çaresine bakacak duruma gelmezlerdi? Eğer kendi kendilerini doyuracak vasıflar kazanmayacaklarsa ölsünlerdi. Kendilerine bile faydaları olmayan bu yaratıklar doğa için külfetten başka ne olabilirdi ki? (Lojman)
- Nasıl oluyor da gözlerini kör edebilecek kadar çeşitli renkler doğada bu kadar uyumlu bir arada durabiliyor, değişiyor, sönüyor, tekrar canlanıyordu? Şiir de öyleydi işte. Dizeler boyunca deviniyor, içe kapanık biçimiyle sarsıyor, şahlandırıyor, yaralayıp kanatıyor, buna rağmen yaşamını sekteye uğratmıyordu. (Lojman)
- "Ama kim sevgiye muhtaç değildi ki?" (Lojman)
- Bir şehitlik edebiyatıdır tutturmuşlar. Kimse bu ülkede yaşamak istemiyor. Ben de yaşamak istemiyorum. Nefret ediyorum savaşın içinde olmaktan. (Et Yiyenler Birbirini Öldürsün)
- Suratsız insanlardan nefret ederim. Ne olursa olsun gülecek bir sebebi olmalı insanın. Her şeyde bir komiklik bulunabilir. En kötü olayların içinde bile çok komik şeylere rastlamak mümkün. (Et Yiyenler Birbirini Öldürsün)
- "Muhalif insanlar, konforu tehdit altındayken, devletle işbirliği yapar mı?" (Et Yiyenler Birbirini Öldürsün)
- Başkasının acısı karşısında ne yapacağını bilemez ve çaresizleşirdi insan. Oysa kendi acısı, bildiği, tanıdığı bir düşmandı. Tanıdığı şey ne derece kötü olursa olsun her zaman gücü olabilirdi direnmeye. (Aşı)
- etrafımda insanlar yokken gerçeğin ta kendisiyim (Et Yiyenler Birbirini Öldürsün)
- Benim için zor değil gerçekten. Bir şeyler anlatmak ve dinlemek zor değil. Ama görüyorum ki bu çoğu insan için zor. Onun için daha zor. Engellerini aşamıyor. Engelleri var insanların. Her şey engel onlar için. (Et Yiyenler Birbirini Öldürsün)
- Yıkma dürtüsünün yaratma dürtüsü olduğunu hangi kitapta okumuştu, hatırlayamadı. (Lojman)
- Baskılar korkuyu tetiklemiş, korku da dönüşüme sebep olmuştu. Dönüşüm, fiziksel olarak kendini belli etse de asıl dönüşüm zihinlerdeydi. Katıksız bir özgürlük hedefleniyordu. (Aşı)